Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Development and Characterization of Surface-Modified Emulsion Templated Scaffolds for Tissue Engineering Applications
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Kocagöz, Mehmet; Dikici, Betül Aldemir; Zareıe, Esma Volga Bulmuş
    Emülsiyon şablonlama, yüksek ve açık gözeneklilik sağlayan avantajlı bir iskele üretim yöntemidir. Bu yöntemde hidrofobik polimerlerin su ile karıştırılmasıyla yağ içerisinde su (w/o) emülsiyonları elde edilir. İç faz hacmi %74'ün üzerinde olan polimerize emülsiyonlar, yüksek iç fazlı emülsiyonlar (PolyHIPE'ler) olarak adlandırılır. Polikaprolakton, doku mühendisliğinde yaygın olarak kullanılan sentetik, biyolojik olarak bozunabilen ve biyouyumlu bir polimerdir, ancak malzemenin hidrofobik karakteri hücre-materyal etkileşimlerini sınırlamaktadır. Bu nedenle, bu çalışma kapsamında, emülsiyon şablonlama yöntemi ile üretilmiş, polikaprolakton tetrametakrilat (4PCLMA) esaslı iskelelerin biyolojik performanslarını artırmak için iskelelerin alkali muamelesi ve elde edilen iskelelerin karakterize edilmesi amaçlanmıştır. İlk olarak halka açma polimerizasyonu ile 4PCLMA pre-polimeri sentezlenmiş ve metakrilat grupları ile fonksiyon kazandırılmıştır. 4PCLMA ~%97 metakrilasyon derecesi ile başarıyla sentezlenmiş, 4PCLMA esaslı PolyHIPE'ler emülsiyon şablonlama yöntemi ile üretilmiş, üç farklı konsantrasyonda ve inkübasyon süresinde sodyum hidroksit (NaOH) ile muamele edilmiştir. NaOH işleminin iskelelerin morfolojileri, kütle kaybı, su tutma kapasitesi, mekanik özellikleri, yüzey alanı, hidrofilisitesi ve biyolojik performansı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. NaOH uygulamasının iskelelerin ağırlığını ve mekanik mukavemetini azalttığı ancak aynı zamanda iskelelerin su tutma kapasitesini, hidrofilisitesini, yüzey alanını ve protein adsorpsiyon kapasitesini artırdığı görülmüştür. NaOH işleminden sonra PolyHIPE'lerdeki kimyasal değişiklikler spektroskopi ile doğrulanmıştır. In vitro sonuçlar, NaOH uygulamasının L929 hücreleri üzerinde sitotoksisiteye neden olmadığını ve Saos-2 hücrelerinin tutunma ve çoğalma davranışını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Bu çalışma sonucunda NaOH muamelesinin, emülsiyon şablonlama ile üretilmiş doku iskelelerinin hidrofilisitesini ve biyolojik performansını artırmak adına alternatif bir yüzey modifikasyon yöntemi olarak kullanılabileceği gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Characterization and Utilization of Injectable Hydrogels for Tissue Engineering Applications
    (Izmir Institute of Technology, 2020) Güzelgülgen, Meltem; Arslan Yıldız, Ahu
    Tissue engineering combines the knowledge of the engineering aspects with life sciences to improve human health. Recent studies in tissue engineering have focused on investigating biocompatible scaffold materials and design. Quince seed hydrogel(QSH) has been used in traditional and modern medicine for skin wound and burn treatments, synovial lubrication, cough and asthma removal, and oral drug delivery with its antioxidant potential and biocompatible aspects. This thesis focuses on developing QSH and evaluating its potential as an injectable hydrogel in treating bone tissue defects as a totally new tissue scaffold and also as a promising tissue filling material. For this purpose, QSH scaffold optimization was carried out using various concentrations of hydrogel and crosslinkers which were glutaraldehyde(GTA) and 1-Ethyl-3-(3-dimethylaminopropyl)carbodiimide(EDC)/N-hydroxysuccinimide(NHS). Morphological and chemical analysis of QSH was done using SEM, FTIR, AFM, and protein adsorption test. Thus, porosity, swelling ratio, degradation rate and surface characteristics were evaluated. NIH-3T3 and SaOS-2 cell lines were utilized for 3D cell culture formation. Afterward, 3D spheroids were analyzed for cell viability and proliferation by using AlamarBlue and LiveDead assays, and also cell imaging technics. Results showed that QSH scaffolds did not show any cytotoxic effect on NIH-3T3 and SaOS-2 cells. The optimum results were achieved with 2mg/mL of QSH and 0.03M GTA concentrations; where 76.59µm average pore size, 56.8 fold water holding capacity and at least 80% cell viability was observed. Therefore, it was concluded that QSH has a high potential to promote tissue engineering applications with its injectable texture as a filling material.