TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Publication
    Obezite Kontrolü İçin Müsin/mukus Tabakasını Destekleyici Potansiyel Probiyotikler Üzerine Araştırmalar: Akkermansia Muciniphila'nın Gelişimini Teşvik Edici Bir Gastrointestinal Ortam
    (2022) Kamber, Aslıhan; Harsa, Hayriye Şebnem; Kamber, Aslıhan; 01. Izmir Institute of Technology; 03. Faculty of Engineering; 03.08. Department of Food Engineering
    OBEZITE KONTROLÜ İÇİN MÜSiN/MUKUS TABAKASINI DESTEKLEYICI POTANSİYEL PROBİYOTİKLER ÜZERINE ARAŞTIRMALAR: AKKERMANSIA MUCINIPHILA?NIN GELİŞİMİNİ TEŞVİK EDİCİ BİR GASTROİNTESTİNAL ORTAM Bu projenin amacı, probiyotik özelliklere sahip laktik asit bakterilerinin (LAB) anti-obezite adayı olarak Akkermansia muciniphila'yı destekleme potansiyelini araştırmaktır. Geleneksel yollarla elde edilen laktik asit bakterileri; gastrointestinal koşullarda stabilite, müsin/mukus kullanmama özellikleri, müsin varlığında büyüme, müsin/mukus tabakasına yapışma, biyofilm oluşumu, laktat üretim yetenekleri, antimikrobiyal özellikleri, HT-29 hücresine bağlanma ve müsin/mukus kalınlığını artırma yetenekleri açısından değerlendirilmiştir. Gastrointestinal koşullara tolerans gösteren 17 laktik asit bakterisinin 6?sı zeytin izolatı olup 40 LAB suşu arasından seçilmiş ve müsin miktarını artırma potansiyelleri vb. daha ileri yetenekleri için analiz edilmiştir. Bu bakterilerin çoğu (17 bakterinin 13'ü) simüle mide sıvısında 106-108 KOB/mL aralığında canlı kalmış ve simüle bağırsak sıvısında ise 105-107 KOB/mL aralığında canlılıklarını sürdürmüştür. Bununla birlikte, 6 referans ve 7 L. bulgaricus izolatı müsini kullanmamış ve müsin varlığında ya hiç büyümemiş ya da ihmal edilebilir büyüme göstermiştir. Buna ek olarak, 17 bakteriden 13?ü müsin tabakasına %41.03-65.37 arasında değişen oranlarda bağlanmıştır. Ayrıca, değişen düzeylerdeki biyofilm oluşum etkinlikleri de bu bakterilerin varlığını ve bağırsak hücrelerine yapışmasını destekleyebilir. 7 LAB tarafından değişen miktarlarda (6.51-18.17 g/L) laktat üretilmiştir ve bu yetenek, mukus yolunu desteklemek için bir diğer önemli kriterdir. Tüm bu suşlar HT-29 hücre hattına bağlanmış ve kontrol ile karşılaştırıldığında müsin kalınlığında önemli artış göstermiştir. Bu çerçevede, geleneksel fermente ürünlerimizden saflaştırılan zeytin, peynir, yoğurt izolatları ve referans laktik asit bakterileri o.ü çeşitli kaynaklardan izole edilmiş 6 LAB, istenilen özellikleri sağlayarak obezite karşıtı prototip adayı olarak seçilmiştir.
  • Publication
    Geleneksel Fermente Ürünlerimizden İzole Edilen Laktik Asit Bakterileri İle; Angiotensin-ı Enzimi (ace)-inhibitörü Peptidleri ve Gama-aminobütirik Asit (gaba) İçeren; Fonksiyonel Peyniraltı Suyu İçeceği Geliştirilmesi
    (2023) Harsa, Hayriye Şebnem; Sezgin, Efe; Sezgin, Efe; Kaygısız, Meral; Ağırbaşlı, Zeynep; Aluz, Barkın; Esen, Berna; 01. Izmir Institute of Technology; 03. Faculty of Engineering; 03.08. Department of Food Engineering
    Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların amacı Laktik Asit Bakterileri koleksiyonunun (LAB) antihipertansif yetenek potansiyellerinin değerlendirilmesine ve fermente peynir altı suyu içecek bazlarının geliştirilmesidir. Projenin amacı, antihipertansif özellikleri olan Laktik Asit Bakterileri koleksiyonunun (LAB) ve fermente peynir altı suyu içecek bazlarının geliştirilmesidir. Bu amaçla, 400'den fazla yağsız süt ortamında proteolitik aktiviteleri açısından 400'den fazla LAB incelenmiştir. LAB'lardan 39'u yüksek proteolitik kapasiteye sahiptir. Lactobacillus brevis D9 ve Lactococcus lactis ssp. lactis C24 gibi 34 en yüksek ACE inhibitor aktiviteli bakteriden 13'ü ikili kültürlü fermente peynir altı suyu oluşturmak için seçilmiştir. Fermente sütlerdeki proteolitik aktivite ve ACE inhibitor aktivite of 4.11-1,8 mg/L Lösin ve %49?86 aktivite olarak sırasıyla tespit edilmiştir. İkili kültür fermente peynir altı suyu bazlarında ACE inhibitör aktiviteler %80-97 aralığında bulunmuştur. Seçilen 11 LAB?ın fermentasyon surasındaki proteolitik aktiviteleri HPLC ve SDS-PAGE analizi ile peynir altı suyu proteinlerinin degredasyon profilleri ile değerlendirilmiştir. 300 LAB arasından modifiye sıvı besiyerinde 37 veya 42 oC?de 48 saat inkübasyon sonrası 33 suş GABA üretim kapasitesi gösterdiği ince tabaka kromatografisi (TLC) ile gözlemlenmiştir. Fermente whey içeceği bazı geliştirmek için 10 LAB türü, örneğin Lactiplantibacillus plantarum, Latilactobacillus curvatus and Levilactobacillus brevis, modifiye sıvı besiyerinde 50?367 mg/L konsantrasyonlarında verim göstermesi nedeniyle seçilmiştir. Buna göre, fermente peynir altı suyu bazlarında 24 saat 37 °C sonrası GABA konsantrasyonları 11?21mg/L aralığında hesaplanmıştır. L. brevis D9 suşu ile kakaolu PAS geliştirilmiş ve raf ömrü boyunca pH değişikliği, proteolitik aktivite, ACE inhibitör aktivite ve GABA konsantrasyonları ve mikrobiyal değişim takip edilmiştir. Proje kapsamında incelenen LAB bakterilerinin genomik DNA izolasyonu gerçekleştirilmiş, türe ve gene spesifik 15 farklı primer tasarlanmış, gad operonunda bulunan gadA, gadB, gadC ve gadR genlerinin varlığı PZR ile incelenmiştir. Peynirden izole edilen L. brevis ve L. garvieae suşlarında gad operonu tamamen gösterilmiştir. %1 oranında monosodyum glutamat içeren modifiye MRS ve PAS ortamında 24. ve 48. saat gen anlatımı L. brevis D9 suşunun gadA ve gadB genleri için gösterilmiştir.
  • Research Project
    Süt ürünlerimizden izole edilen mikroorganizmalardan laktaz enzimi üretimi, saflaştırılması ve immobilizasyonu
    (2008) Harsa, Hayriye Şebnem; Türkel, Sezai; Hamamcı, Haluk; Gürakan, Candan; Göksungur, M. Yekta; Tarı, Canan; Aydın, Aysun Cebeci; 03.08. Department of Food Engineering; 03. Faculty of Engineering; 01. Izmir Institute of Technology
    Süt, içerdiği protein miktarı ve kalitesi, vitaminler ve kalsiyum açısından oldukça önemli bir besin grubudur. Ülkemizde süt tüketimi ekonomik nedenler ve muhtemelen laktoz tahammülsüzlüğü nedeniyle oldukça düşüktür. Süt tüketiminin az olması kemik erimesi, kolon kanseri vb. ciddi sağlık problemlerini beraberinde getirmektedir. Laktozun basit şekerlere parçalanması ile süt ve süt ürünlerinin, laktoz tahammülsüzlüğü problemi olan bireyler tarafından kolaylıkla sindirilmesi sağlanır. Sütteki laktozun laktaz (β -galaktosidaz) enzimi ile hidrolizi, aynı zamanda dondurulmuş ve yoğunlaştırılmış süt ürünlerindeki laktoz kristallenmesinin önlenmesinde, peyniraltı suyunun değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Laktaz enzimi ticari olarak daha çok küf ve mayalardan elde edilmekte olup, son yıllarda bakteriler ile yapılan araştırmalar da artmıştır. Projenin amaçları arasında β-galaktosidaz üreticisi maya ve laktik asit bakterilerinin geleneksel süt ürünlerimizden izolasyonu ve tanımlanmasının yanısıra değişik küflerden üretimi de yeralmaktadır. Çalışmalar, optimum fermentasyon koşulları (inokulum, substrat, O2 konsantrasyonları, pH ve sıcaklık vb.) ile kromatografik teknikler kullanılarak saflaştırma işlemlerini kapsamaktadır. Kitosan-Hidroksiapatit destek materyali kullanılarak enzimin immobilizasyonu gerçekleştirilerek serbest ve immobilize enzim karakteristikleri karşılaştırılarak dayanıklı, aktif ve tekrar kullanılabilir ticari laktaz preperatları araştırılmıştır.
  • Research Project
    Peynir altı suyu (PAS) proteini-hemiselüloz kompleksine Lactobacillus pentosus’un mikroenkapsülasyonu ve sofralık zeytine empregnasyonu
    (2019) Baysal, Ayşe Handan; Harsa, Hayriye Şebnem; 03.08. Department of Food Engineering; 03. Faculty of Engineering; 01. Izmir Institute of Technology
    Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların amacı, probiyotik özellikteki Lactobacillus pentosus NRRL-B 227 suşunun, emülsiyon yöntemi ile enkapsüle edilmesi ve sofralık siyah zeytinlerin yüzeyinin probiyotiklerle kaplanmasıdır. Bu doğrultuda farklı konsantrasyonlarda hazırlanan ksilan ve peynir altı suyu proteini konsantresi kompleksi kullanılarak emülsiyon tekniği ile mikroenkapsülasyon gerçekleştirilmiştir. Zeytin yüzeyini kaplama işlemi için ise vakum empregnasyon yöntemi ve ardından dondurarak kurutma işlemi yapılmıştır. Bir ay süresince zeytinin yüzeyindeki enkapsüle probiyotik hücrelerin canlılığının takibi yapılarak enkapsüle edilmeyen probiyotik zeytin örnekleriyle karşılaştırılması yapılmıştır. %9 ksilan ve %9 peyniraltı suyu proteini konsantresi kullanılarak yapılan enkapsülleme en yüksek verimliliğe sahiptir. Dört ay sonunda L. pentosus? un canlı kalma oranı %82?dir. Gemlik zeytin yüzeyine probiyotik tutundurmak için yapılan vakum empregnasyon ve dondurarak kurutma sonrasında, bakteri canlılığı sabit kalmıştır. Zeytin yüzeyinde hem enkapsüle hem de serbest haldeki L. pentosus canlılığını önemli ölçüde korumuştur. Kontrol bakteri olarak kullanılan Lactobacillus plantarum DSM 1954, enkapsüle halde zeytin yüzeyinde canlılığını korurken serbest halde canlılık kaybı gözlenmiştir. Enkapsüle bakterilerin gemlik zeytin yüzeyine empregnasyonunda başlangıçta 6,2-6,3 log KOB/g olan her iki probiyotik bakterinin canlılığında 4 hafta sonunda önemli bir değişim gözlenmemiştir. Serbest halde empregne edilen L. pentosus zeytin yüzeyinde canlılığını korurken 4 hafta sonunda serbest L. plantarum 5,33 log KOB/g olarak sayılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre enkapsüle edilen probiyotiklerin gemlik zeytin üzerine empregnasyonu gerçekleştirilerek, mide-bağırsak sistemi sağlığı açısından zeytin, probiyotik bakteriler için uygun bir taşıyıcı olabilir.
  • Article
    Nanoteknolojinin Gıda Bilim ve Teknolojisi Alanındaki Uygulamaları
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2010) Tarhan, Özgür; Harsa, Hayriye Şebnem; Gökmen, Vural; Harsa, Hayriye Şebnem; 03.08. Department of Food Engineering; 03. Faculty of Engineering; 01. Izmir Institute of Technology
    Nanobilim ve nanoteknoloji çağımızın en önemli araştırma ve uygulama alanlarından biri olarak hızla gelişmektedir. Başlıca, elektronik, bilgisayar, malzeme, tekstil ve ilaç sanayinde kullanımına yönelik çalışmaların yürütüldüğü bu teknolojinin, gıda ve ziraat alanlarında da çok çeşitli uygulamaları öngörülmektedir. Gıda işleme, yeni fonksiyonel ürünlerin geliştirilmesi, biyoaktif maddelerin taşınması ve kontrollü salınımı, patojenlerin tesbiti, yeni paketleme ürünlerinin geliştirilerek raf ömrünün uzatılması gibi uygulamalar nanoteknolojinin potansiyel gıda uygulamaları arasında yer almaktadır. Protein, karbonhidrat ve yağ kaynaklı nanoparçacıklarla, gıda ürünlerine içerik, tekstür, aroma anlamında istenilen özelliklerin kazandırılması sağlanabilecektir. Bu makalede; nanoteknolojinin gıda alanına uygulamaları üzerine yapılan araştırmalar ve öngörüler derlenmiştir. Bunun yanısıra gıda kaynaklı nanoparçacıklar, üretim ve karakterizasyon yöntemleri ve nanoteknoloji ürünü gıdaların güvenliğine ilişkin bilgilerde sunulan derlemede yer almaktadırlar.