TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 127
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 1
    Çelik Fiber Katkısının Farklı Boyuna Donatı Oranına Sahip Betonarme Döşemelerin Zımbalama Davranışı Üzerinde Etkileri
    (2019) Saatci, Selcuk; Yasayanlar, Suleyman; Yasayanlar, Yonca; Batarlar, Baturay
    Sunulan çalışmada her iki yönde birbirine dik 0,004 (D1 serisi) ve 0,002 (D2 serisi) oranında boyuna donatıiçeren 2150x2150x150 mm boyutlarında iki grup betonarme döşeme, hacimce %0, %0,5, %1 ve %1,5oranında çelik fiber katkısı içeren beton karışımlarıyla dökülmüştür. Üretilen toplam sekiz döşeme ortanoktalarından statik yük altında test edilmişlerdir. Çelik fiber katkısı olmayan numunelerde yüksek boyunadonatı oranına sahip döşeme boyuna donatısında akma gerçekleşmeden gevrek bir şekilde zımbalamagöçmesi oluşurken düşük boyuna donatı oranına sahip döşeme zımbalama gerçekleşmeden önce çok dahasünek bir davranış göstermiştir. Çelik fiber katkısı her iki boyuna donatı oranında da iki kata varan oranlardazımbalama dayanımı artışlarına sebep olmuştur. Ancak D1 serisi döşemelerde çelik fiber katkısı maksimumyer değiştirmeleri önemli ölçüde arttırırken D2 serisinde maksimum yer değiştirmelerde önemli bir farkoluşmamış, bu döşemelerin yer değiştirmesi boyuna donatının akması tarafından kontrol edilmiştir. Çelikfiber katkısı oranının arttırılması D1 serisi döşemelerde dayanımın ve maksimum yer değiştirmelerinartmasına sebep olurken, D2 serisi döşemelerde %1'in üstü çelik fiber katkı oranları davranışta önemli birfark oluşturmamıştır. Yapılan deneyler Kritik Kesme Çatlağı Teorisi kullanılarak analitik olarakmodellenmiş ve bu tip modelleme ile ilgili bazı iyileştirmeler önerilmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Endogenous Heat Shock Protein Groel of A. Actinomycetemcomitans Preferentially Targets Primary Human Cd8+t Cells
    (TÜBİTAK, 2015) Kant, Melis; Akgül, Bünyamin; Nalbant Aldanmaz, Ayten
    Apoptosis can be used to manipulate host cells by bacterial products such as bacterial heat shock proteins (Hsp). One of the virulence factors of periodontal pathogen Aggregatibacter actinomycetemcomitans is heat shock protein GroEL (AaGroEL), which has been shown to interact with host cells. AaGroEL (Hsp64) also has the potential to modulate immune system cells. In this study we used endogenous AaGroEL protein as an antigen to study bacterial Hsp-induced apoptosis in different immune system cells. Human peripheral blood mononuclear cells and cell lines were cultured with different doses (50-1000 ng/mL) of endogenous AaGroEL at various time points. Apoptosis of the cells was measured by Annexin V and 7AAD labeling. Apoptotic cells were analyzed by flow cytometry. Our data suggested that AaGroEL-responding primary CD8+ T cells were more susceptible to apoptosis than CD4+ T cells. Furthermore, the magnitude of apoptosis in the Jurkat T cell line was higher than that in primary CD8+ T cells. There was no statistically significant level of apoptosis in the chronic myeloid leukemia (K562) cell line, which belongs to myeloid lineages. Thus, A. actinomycetemcomitans GroEL protein has more potent apoptotic effect on cells that are derived from a lymphoid progenitor.
  • Article
    Mesnetlerinden Farklı Yer Hareketlerine Maruz Çok Katlı Çerçevelerin Deplasman Yüklemesine Göre Analizi
    (Turkish Chamber of Civil Engineers, 2019) Hızal, Çağlayan; Turan, Gürsoy
    In seismic analysis of structures, generally it is assumed that all supports are subjected to identical ground motions. This approach is assumed to be realistic when the foundation of the structure is formed as a rigid plate, but it cannot consider the dynamic effects of the earthquake wave propagation if the supports are able to move independently. In this study, the multi-support excitation analysis of multi-story, multi bay frames is performed by using displacement loading which defines the seismic load depending on the ground displacement. The modal analysis procedure of the structures subjected to multi-support excitations is given in detail and the effect of pseudo-static displacement on the dynamic response of the structure is highlighted. A static correction approach is implemented with a numerical example to reflect the higher mode effects which are a natural result of displacement loading.
  • Article
    Citation - WoS: 5
    Piranesi Between Classical and Sublime
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2007) Ek, Fatma İpek; Şengel, Deniz
    On sekizinci yüzyılda, estetik biliminin olduğu kadar mimarlık tarihinin de doğuşu bağlamında ivme kazanan tartışmalar, mimarlık disiplinini doğal olarak etkilemişti. Estetik tartışmaların temeli mimarilerin tarihsel köken tartışmalarına bağlanıyor ve ‘güzel’ ile ‘yüce’ olmak üzere iki etki üzerine odaklanıyordu: ‘Güzel’i temsil ettiği düşünülen Yunan tarzı, ‘yüce’yle özdeşleştirilen Roma ve Mısır tarzlarının karşısına yerleştirilmekteydi. Giovanni Battista Piranesi (1720-1778) gibi mimar ve düşünürlerin görsel ve yazınsal çalışmalarında söz konusu estetik ve tarihsel savlar takip edilebiliyordu. Piranesi, Roma mimarlık ve uygarlığının kökenini ‘güzel’ Yunan’a dayandıran Winckelmann gibi çağdaşlarının aksine, Roma mimarî estetiğinin ‘yüce’ unsurlar barındırdığını, dolayısıyla Mısır medeniyetinden türediğini savunuyordu. Tüm çizimlerinde antik Roma’nın ‘yüce’ mimarisini resmeden Piranesi, böylece estetik tartışmaların ‘yüce’ cephesinde yerini alıyordu.On sekizinci yüzyılın iki önemli filozofu Immanuel Kant (1724-1804) ile Edmund Burke (1729-1797) estetiğin bileşenleri ‘güzel’ ve ‘yüce’ üzerine çalışmalarıyla tartışmaları hızlandırmıştı. Bu iki kavram on sekizinci yüzyıl felsefe ve tasarım kuramlarını aynı ölçüde etkilemekle birlikte, makale temel olarak Kant ile Burke’ün ‘yüce’ tanımları üzerinden Piranesi’nin görsel ve metinsel çalışmalarının karşılaştırmalı okumasını yapmaktadır. Kant ve Burke’ün ‘yüce’ açıklamalarında küçük ayrılıklar görülmekle birlikte ikisi de temelde aynı şeyi söylemişlerdir. Özellikle Kant’ın Güzellik ve Yücelik Duygusu Üzerine Gözlemler (1764) ve Burke’ün Yücelik ve Güzellik Fikirlerimizin Kaynağı Hakkında Felsefî bir Araştırma (1757) başlıklı çalışmalarındaki ifadeler Piranesi’nin çizimlerinde takip edilebilmektedir. Piranesi, Kant’ın ve Burke’ün anlattığı ‘yüce’yi mimarî çizim diliyle aktarmıştı. Piranesi, on sekizinci yüzyıla egemen olan ‘yüce’ etkiyi Venedikli bir mimarın gözüyle yeniden yorumluyordu.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Hafıza Kutusu: Bir Kentsel Kolektif Bellek Deneyi(mi)
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017) Doğu, Tuba; Varkal Deligöz, Melis
    Kentsel tasarımda kullanıcı katılımına verilen önem son yıllarda tüm dünyada artış göstermektedir. Türkiye’de de gerek yerel yönetimlerin teşviği, gerekse sivil insiyatifler ve mahalle örgütlenmeleriyle kentsel mekânların şekillenmesini gözlemlemek mümkündür. Buradan yola çıkan bu çalışma, 1960’lardan bu yana İzmir Güzelyalı’da yer alan bir kültür mekânının mahalleli eliyle dönüşümünü inceler. Sözlü tarih çalışmalarına yeni bir yöntem önerisi sunar ve mahallelinin ne denli etkin olduğunu okumak adına bir hatırlama süreci kurgular. Bu kurgu, kolektif bellek üzerinden kamusal bir yerleştirme olup, anlatılar ardındaki kolektif motivasyonu inceler. Amaç, geçmişi günümüzde okuyarak, kentsel mekânlarda yeni sivil eylemlere ışık tutmaktır.
  • Article
    Determining Scenario Based Highway Routes Using Geographic Information Systems; a Case Study of Simav-Kutahya Routes, Turkey
    (Pamukkale Üniversitesi, 2014) Erdem, Umut
    Transportation planning requires more efforts from city planners to use rational techniques to determine optimum road routes. To fulfill this requirement, this study aims at generating the cheapest and the shortest scenario based routes using Geographic Information Systems (GIS) and Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer (ASTER) Digital Elevation Model (DEM) with Least Cost Path analysis between the Simav and the Kutahya cities, and comparing them with existing routes. For generating the shortest and the cheapest route, these cities are selected as sample since the study region is located in the transition area between central Anatolia and Aegean Region which has access to the sea and regional ports. The methodology used in this study is composed of three parts: first part consists of two steps; (i) generating the factors and (ii) determining scenarios focusing on different transportation themes that are used in the study process. In second part all factors are weighed regarding scenarios. In the third part of the study the outputs Path A (cheapest) and Path B (shortest) are generated by Least Cost Path analysis. The output routes were compared not only with each other, but also with the existing routes in terms of the generated factors.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Küçük ve Mikro Ölçekli Enerji Yatırımı için Hibrit Enerji Modeli
    (Pamukkale Üniversitesi, 2019) Yıldız, Mustafa; Bingöl, Ferhat
    Türkiye çatı üstü güneş ve küçük ölçekli rüzgâr türbinleri gibi farklı olasılıklarda yeni düzenlemelere 2017 yılında gitmiştir. Her iki teknoloji için de ayrı çalışmalar yapılmış olmasına rağmen henüz hibrit sistem değerlendirme metodolojisi ve sonuçları ülke çapında yaygın değildir. Bu çalışma, verilen tesis alanın mikro ölçekli rüzgâr ve güneş esaslı toplam enerji kapasitesine göre iki kaynaktan üretilen enerjiyi azami noktaya ulaştırmak için önerilmiş, Hibrit Optimizasyon Aracı (Hybrid Otpimization Tool)-HOT-olarak isimlendirilmiş bir model içerir. Son kullanıcının basit aylık bilgileri girerek yıllık üretim tahmini yapmasına olanak verir. Modelin karşılaştırılması yaygınca kullanılan ve ticari yazılım HOMER ile yapılmıştır. Sonuçta yapılan tahminlerin mikro sistemlerin ekonomik modelini tehlikeye atmayacak belirsizlikte çalışarak fizibilite çalışmalarında ön-analiz için kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 3
    Rijit Gövdeli Bitkilerin Neden Olduğu Manning Katsayısının Araştırılması
    (Turkish Chamber of Civil Engineers, 2015) Yerdelen, Cahit; Mertsoy, Mesut; Tayfur, Gökmen
    Doğal akış yatakları veya yapay taşkın yataklarında akım incelenirken bitkilerin sebep olduğu direnç kuvvetinin bir eşitlik yardımıyla belirlenmesi önemli bir konudur. Manning, Chezy, Darcy-Weisbach gibi eşitliklerde kullanılan direnç katsayıları, daha çok çeper özelliklerini temsil eden deneysel katsayılardır. Açık kanal şartlarında var olan veya akış kesitini kontrol etme amaçlı insanoğlunun planladığı bitkisel akış alanlarında akım hızının, su derinliğinin veya akış hacminin ampirik olarak çözülmesi planlama ve işletme süreçlerini olumlu yönde etkileyecektir. Bu çalışmada, akış kesitinde oluşacak direnç kuvvetinin, bitkilerin ve akışın fiziksel şartlarına bağlı olarak nasıl değiştiği incelenmiş ve doğrusal olmayan bir regresyon modeli önerilmiştir.
  • Article
    Sifonik Yağmur Suyu Drenaj Sistemi Tasarımı
    (Pamukkale Üniversitesi, 2019) Doğaroğlu, Bora; Yurdusev, Mehmet Ali
    Günümüzde yaygın olarak çatı yağmur suyu tahliyesi için geleneksel sistemler kullanılmaktadır. Son yıllarda, boruların tamamen dolu olarak çalışma prensibine dayalı olan sifonik drenaj sistemi kullanımı yaygınlaşmaktadır. Sifonik sistemdeki tam dolu akış prensibi ile gelenekselsisteme göre boru çapları azalmaktadır. Çok sayıda avantajlı özellikleri sayesinde özellikle sanayi ve ofis yapılarında bu sistem daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamıştır. Bu çalışmada sifonik çatı yağmur suyu drenaj sistemi tasarımı örnek proje üzerinde değerlendirilmiştir. Aynı sistem geleneksel olarak da hesaplanmış ve sonuçlar maliyet açısından kıyaslanmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    A General Evaluation on Double Skin Facades
    (Yildiz Technical Univ, Fac Architecture, 2014) Inan, Tugba; Basaran, Tahsin
    This study examines the literature of double-skin facade systems over the last decade, and, with the help of tables and graphics, investigates their advantages and disadvantages. Moreover, a detailed comparison is made between double skin faade systems. The results of the study show that the greatest advantage (95%) of double skin facade systems is their provision of natural ventilation. Other advantages are highlighted according to their percentage as follows: An increase in interaction between user and environment because of the high proportion of transparency, support of heat and sound insulation, reduction in heat transmission and solar heat gain coefficient, an increase in thermal comfort, allowance of solar control elements between the two facade spaces, and protection of these elements from external environment conditions. The most commonly accepted disadvantage (72%) is overheating in the air space of the two facades. Other disadvantages are highlighted according to their percentage as follows: Problems related to a decrease in the amount of daylight entering the building, high investment costs, additional maintenance and repair costs, fire, and acoustic problems. In our country, architectural design decisions related to overheating must be taken so as to provide a positive contribution to energy performance and the applicability of these systems.