Chemistry / Kimya

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/4072

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 30
  • Research Project
    Yakın enfraruj spektrometresi ile zeytinyağı tağşişinin kolay ve hızlı tespiti için genetik algoritmalara dayalı kemometrik metodlar geliştirilmesi
    (2009) Özdemir, Durmuş
    Sağlıklı beslenme alışkanlıkları konusunda bütün dünyada giderek artan toplumsal bilinçlenmenin sonucunda zeytinyağının sağlıklı yaşam üzerinde etkileri giderek daha da ön plana çıkmış ve bunun sonucunda zeytin yağı tüketimindeki eğilim giderek armıştır. Bu artan ilgi, zeytin yağının ekonomik değeri daha düşük çeşitli bitkisel yağlarla tağşiş edilerek tüketiciye sunulması girişimlerini artırmıştır. Bu çalışma zeytin yağının bitkisel yağlarla tağşişinin çok değişkenli kalibrasyon yaklaşımları kulanılarak spektroskopik tayinini amaçlamıştır. Bu amaçla soya, ayçiçek, mısırözü, kanola, pamuk ve fıstık yağlarıyla sentetik olarak tağşiş edilmiş zeytin yağının ikili, üçlü, dörtlü ve beşli karışımları gelişigüzel örnek tasarımı kullanılarak yüzde ağırlıkça hazırlanmıştır. Bu örneklerin spektrumları yakın infrared (NIR), Fourier dönüştürücülü orta infrared (FTIR), ve floresans spektroskopisi metotları kullanılarak kaydedilmiştir. Elde edilen spektrumlar kullanılarak bir genetik algoritmaya dayalı değişken seçimi algoritmasıyla birleştirilmiş olan ters en küçük kareler (inverse least squares, ILS) çok değişkenli kalibrasyon metodu (GILS) kullanılarak olası tağşiş ediciler ve zeytin yağı için kalibrasyon modelleri geliştirilmiştir. Sentetik örneklerdeki gerçek derişimlere karşı, geliştirilen çok değişkenli kalibrasyon modelleri ile elde edilen tahmini derişim değerlerinden elde edilen korelasyon katsayıları araştırmada kullanılan yağlar için 0.90 ile 0.99 arasında değişmiştir. Bu sonuçlar, araştırma kapsamında kullanılan NIR, FTIR ve floresans spektroskopisi metotlarının GILS çok değişkenli kalibrasyon metodu ile beraber kullanılması halinde zeytin yağı tağşişinin tağşiş amacıyla kullanılan bitkisel yağların türüne ve sayısına bakılmaksızın çok geniş bir derşim aralığında tespit edilebileceğini göstermiştir.
  • Research Project
    Salebin taklit ve tağşişinin belirlenmesinde kullanılabilecek hızlı analiz yöntem(ler)inin geliştirilmesi
    (2018) Sezik, Ekrem; Özdemir, Durmuş; Gümüş, Cevdet; Kılıç, Serpil; Cengiz, Mehmet Fatih; Karakaş Budak, Barçın
    Bu projenin amacı, toz salep ürününün hakiki olup olmadıgının ortaya konulmasında veya tagsise ugratılıp ugratılmadıgının belirlenmesinde kullanılabilecek yenilikçi, hızlı, güvenilir ve ekonomik analiz yöntem(ler)inin gelistirilmesidir. Bu kapsamda, Türkiye?nin farklı bölgelerindeki salep toplama alanlarından salep yumruları toplanılmıs ve teknigine uygun olarak hazırlanarak gerçek oldugundan emin olunan salep tozları elde edilmistir. Taklit ve tagsis materyalleri ise gamlar, nisastalar, ticari katkılar ve diger taklit/tagsis maddeleri olmak üzere dört ana grupta sınıflandırılmıs ve gruplardaki malzemelerin her biri üç farklı tedarikçiden temin edilmistir. Hazırlanan gerçek salep tozları ve taklit/tagsis maddeleri temel analizler (rutubet, kül, protein ve indirgen seker), enzimatik analizler (glikomannan ve toplam nisasta) ve aletsel analizler (elementel bilesimler, kızılötesi spektrumlar, izotop oranları, karbonhidrat bilesikleri, organik asit bilesikleri ve amino asit bilesikleri) açısından analizlere tabi tutulmus ve elde edilen sonuçlar kemometrik yöntemlerle degerlendirilerek incelenen parametrelerin salep ve taklit/tagsis maddeleri arasındaki ayrımındaki dogru tahmin oranları belirlenmistir. Salep ile taklit ve tagsis maddeleri arasındaki ayrımın belirlenmesi amacıyla gerçeklestirilen tüm yöntemler degerlendirildiginde; dogru tahmin oranları açısından sırasıyla amino asit, elementel, enzimatik, izotop, karbonhidrat, organik asit ve temel bilesenler analizlerinin önemli oldugu sonucuna varılmıstır. Bununla birlikte, hızlı ve ekonomik bir yöntemin gelistirilmesi için FTIR cihazı kullanılarak çok degiskenli ölçümleme ve modelleme çalısmaları gerçeklestirilmistir. Belirtilen cihazla yapılan çalısmalarda, GILS modeli ile yapılan çalısmalarda bilesiminde salep oranı bilinmeyen toz numunelerdeki salep miktarlarının ±%5,76 hata payı ile ölçülebilecegi tespit edilmistir. Projenin sonraki asamasında ayrım konusunda önemli bulunan yöntemler %0-%100 ve %0- %10 aralıklarında farklı oranlarda salep içerecek sekilde hazırlanmıs karısımlarla denenerek yöntemlerdeki parametrelerin hangi düzeyde tespit saglayabildigi ve tekrarlanabilirligi arastırılmıstır. Bu çalısmalarda, enzimatik analiz parametrelerinden glikomannan ve toplam nisastanın, elementel bilesenlerden Fe, Mn, Cu, Co ve Ga; izotop bilesenlerinden 13C/12C oranının, organik asit bilesenlerinden malik ve fumarik asitlerin ve aminoasit bilesiklerinden ise sistein hariç tüm aminoasit parametrelerinin %0-%100 oranlarındaki salep miktarı ile önemli düzeyde dogrusal sonuçlar ürettigi belirlenmistir. Ayrıca, %0-%10 aralıgında gerçek salep içeren reçetelerde ise enzimatik analiz parametrelerinden glikomannan ve toplam nisastanın, elementel bilesenlerden Mn ve Co, organik asit bilesenlerinden malik asitin ve aminoasit bilesiklerinden ise lizin, histidin, arjinin, prolin, valin, tirozin, lösin + izolösin ve fenilalanin parametrelerine ait degerlerin karısımdaki gerçek salep oranı ile yüksek düzeyde dogrusal oldugu belirlenmistir. Salep ile taklit tagsis maddeleri arası ayrımda öne çıkan en önemli parametre glikomannan olarak bulunmasına ragmen, gerçeklestirilen çok degiskenli regresyon analizi sonuçlarına göre; fenilalanin, lösin+izolösin, lizin, arjinin ve histidin birlesimin salep oranı bilinmeyen örneklerde kritik oldugu sonucuna varılmıstır. Belirtilen kombinasyonun regresyon formülünün kullanılması durumunda ise karsımdaki salep oranının ±%1 hassasiyetle belirlenebilecegi mümkün görülmüstür. Proje sonucunda, ülkemizin profilini yansıtan salep numunelerinin enzimatik ve kimyasal analizleri gerçeklestirilerek kapsamlı bilesimleri açıga çıkarıldıgı gibi, salep ve diger taklit tagsis maddeleri arasında önemli bulunan parametreler belirlenmistir. Bu çerçevede gelistirilen yöntemlerin ilgili birimler tarafından kullanılması ile salebin yurt dısına çıkısının önlenmesi ve böylelikle endemik olan veya olmayan Türkiye orkidelerinin korunmasına katkılar saglanması ümit edilmektedir.
  • Article
    Fourier Dönüşümlü Kızılötesi (ft-ır) Spektroskopisi ile Malassezia Türlerinin Değerlendirilmesi
    (Ankara Microbiology Society, 2011) Ergin, Çağrı; Vuran, M. Emre; Gök, Yaşar; Özdemir, Durmuş; Karaarslan, Aydın; Kaleli, İlknur; Çon, Ahmet Hilmi
    Malassezia türleri, normal deri florasının üyesi kabul edilen, cilt enfeksiyonlarına da yol açabilen lipofilik ekzobasidiyomiçet mantarlardır. Rutin mikrobiyoloji laboratuvarlarında uygulanan fenotipik karakterlere dayalı tür tanımlaması her zaman için taksonomik araştırmalarla uyumlu olmayabilmektedir. Lipofilik ve lipide bağımlı Malassezia türleri lipid ile zenginleştirilmiş besiyerlerine gereksinim gösterir. Bu nedenle, lipid bölgesine odaklanmış Fourier dönüşümlü kızılötesi (Fourier transform infrared; FT-IR) spektroskopisi, Malassezia türlerinin tanımlanmasında yardımcı olabilir. Bu çalışmada, insan patojeni olan 10 farklı türe ait standart Malassezia suşu (M.dermatis CBS 9145, M.furfur CBS 7019, M.japonica CBS 9432, M.globosa CBS 7966, M.nana CBS 9561, M.obtusa CBS 7876, M.pachydermatis CBS 1879, M.slooffiae CBS 7956, M.sympodialis CBS 7222 ve M.yamatoensis CBS 9725), modifiye Dixon agar besiyerinde standart kültürü takiben FT-IR spektroskopisi ile incelenmiştir. Çalışmamızda, tüm spektrum analizi ile iki ana grup (M1 grubu; M.globosa, M.obtusa, M.sympodialis, M.dermatis, M.pachydermatis ve M2 grubu; M.furfur, M.japonica, M.nana, M.slooffiae, M.yamatoensis) ayırımı yapılmıştır. M1 grubunda; M.obtusa’nın 1686-1606 $cm^ {-1}$, M2 grubunda M.japonicum’un 2993-2812 $cm^ {-1}$ dalga sayısı penceresinde yapılan ikinci basamak işlemlerinde, düşük düzeyde ayırım gücü ile tanımlandığı görülmüştür. Bununla birlikte, M.sympodialis, M.globosa ve M.pachydermatis ile M.furfur ve M.yamatoensis’in birbirlerinden ayırım gösterdiği bölgeler saptanamamıştır. Sonuç olarak, farklı spektral bölgelerin analiz verilerine göre; FT-IR spektroskopik analizinin, standart kültürü yapılan Malassezia türlerinin ayırımında yeterli olmadığı kanısına varılmıştır.
  • Article
    Bazı Kromatografik ve Spektroskopik Verilerin Kullanımı ile Gemlik Çeşidinden Üretilmiş Natürel Zeytinyağlarının Kemometrik Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2014) Dıraman, Harun; Öztürk, Betül; Özdemir, Durmuş
    Bu çalışmada, farklı yetiştirme yerlerinden sağlanan Gemlik zeytin çeşidine ait örnekleri (n=10) kromatografik ([GLC] Yağ Asidi [FA] ve [HPLC] Triaçil Gliserol [TAG] profilleri) ve spektroskopik (Excitation-Emission [EX-EM] şoresans Spektroskopisi) yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Tek (Gemlik) çeşitten üretilen natürel zeytinyağlarının sınışandırılması en yaygın kullanılan kemometrik yöntemler ile (Temel Bileşen Analizi, PCA ve Aşamalı Kümeleme Analizi, HCA) gerçekleştirilmiştir. Gemlik çeşidinden oluşan örnekler (n=10) yağ asidi ve TAG profili temelinde yetiştirme bölgelerine göre (Ege, Marmara ve Akdeniz olarak) başarı ile sınışanmıştır. Ayrıca Gemlik çeşidi örnekleri için benzer sınışandırmayı Excitation-Emission [EX-EM] şoresans spektroskopi sonuçları da göstermiştir. Buna ek olarak, spektroskopik yöntemlerin natürel zeytinyağların sınışandırılmasında ümitvar etkiler sergileyebileceği görülmüştür.
  • Article
    Karanlık ve Aydınlıkta Depolanmış Ayvalık ve Memecik Çeşidi Natürel Zeytinyağlarının Spektroskopik Verilere Göre Kemometrik Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2014) Öztürk, Betül; Dıraman, Harun; Özdemir, Durmuş
    Bu çalışmada, Türkiye’nin zeytinyağı üretiminin % 65’ini oluşturan Ege bölgesinin hakim zeytin çeşidi olan Ayvalık ve Memecik yağ örneklerinin en yaygın spektroskopik yöntemler ile (FTNIR, FTIR-ATR, Excitation-Emission [EX-EM] ve Senkronize [SYN] şoresans Spektroskopisi) analiz edilerek sınışandırılması gerçekleştirilmiştir. Analiz edilen yağ örnekleri organik ve karışık çeşitlerden üretilen bir örnek dışında Kuzey Ege (Ayvalık çeşidi) (n=4) ve Güney Ege (Memecik çeşidi) (n=4) alt bölgelerinden alınmış toplam 9 adetten oluşmaktadır. Oda sıcaklığında PET şişeler içinde muhafaza edilen yağ örnekleri gün ışığına maruz bırakılan ve aluminyum folyo ile kaplanmış (karanlık) olarak iki gruba ayrılmıştır. Ayvalık ve Memecik çeşidi natürel zeytinyağlarının sınışandırılması en yaygın kullanılan kemometrik yöntemler ile (Temel Bileşen Analizi, PCA ve Aşamalı Kümeleme Analizi, HCA) gerçekleştirilmiştir. Ayvalık ve Memecik çeşitleri spektroskopik yöntemlerin sonuçları temelinde çeşit, orijin bölgesi ve işlem uygulamalarına (ışığa maruz kalma veya karanlıkta tutma gibi) göre dikkate değer bir şekilde sınışanmışlardır. Ayrıca, spektroskopik yöntemlerin natürel zeytinyağların sınışandırılmasında ve muhtemel depolama koşulları ve tağşiş konusunda ümitvar etkiler sergileyebileceği görülmüştür.
  • Article
    Trakya Bölgesinde Üretilen Çeşitli Süt Ürünlerinin Nitrat ve Nitrit Düzeylerine Göre Kemometrik Yöntemlerle Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2009) Dıraman, Harun; Özdemir, Durmuş; Gündüz, H. Hüsnü; Demirci, Mehmet
    Bu araştırma ile Türkiye süt ürünleri üretiminde önemli bir yeri olan Trakya Bölgesinde iki üretim yılı süresince üretilen beyaz peynir (28 adet), kaşar (19 adet), eritme peyniri (1 adet), yoğurt (16 adet), çiğ süt (5 adet) ve pastörize-steril (7 adet) sütlerdeki nitrat ve nitrit miktarları tespit edilmiş ve bulunan sonuçlar kemometrik yöntemler (Temel Bileşenler [PCA] ve Kümeleme [HCA] Analizleri) yardımıyla yörelere göre sınıflandırılmıştır. Gıdalarda bulunan nitrat ve nitrit düzeyleri, çevresel kirliliğin önemli bir parametresi olarak kabul edilmektedir. Beyaz peynirlerin (% 11.11)’i nitrat, (% 51.85)’i nitrit, kaşarların (% 21.05)’i nitrat ve (%31.58)’i nitrit, yoğurtların (%18.75)’i nitrat ve (%6.25)’i nitrit ve süt örneklerinin de (%25)’i nitrat ve tamamının ise nitrit içermediği görülmüştür. Trakya Bölgesi orijinli süt ürünlerinin tamamına ilişkin birleştirilmiş temel bileşenler analizi (PCA) sonuçlarına göre, PC1’in %83,04 oranında ve PC2’nin de %16.96 oranında toplam varyansı açıkladığı gözlemlenmiştir. Kemometrik analizlerden Kümeleme (HCA) analizi sonuçları temelinde, süt ürünleri (beyaz peynir, kaşar, yoğurt ve süt) örnekleri orijinlerine göre üçer ana gruba ayrılmış ve sınıflanmıştır.
  • Article
    Determination of Triacylglycerol Composition of Ayvalık and Memecik Olive Oils During Storage by Chemometric Methods
    (Sakarya Üniversitesi, 2017) Köseoğlu, Oya; Sevim, Didar; Özdemir, Durmuş
    The aim of present investigation is to discriminate two important Turkish olive cultivars (Ayvalık and Memecik) by studying their triacylglycerol (TAG) compositions during storage (15 months) taken from different orchard in Ayvalık and Aydın region which have a significant potential for olive oil production in Turkey, during 2009 and 2010 harvest years. Olives were harvested by hand at 2 different maturation indices and processed by an Abencor system. The olive oil samples were stored at room temperature and they were divided into two groups including exposed to diffused daylight and dark for a period of 15 months. Multivariate classification and clustering were done by the application of unsupervised chemometrics methods such as principal component analysis (PCA) and hierarchical cluster analysis (HCA) based on the TAG profiles of the olive oil samples. PCA and HCA analysis of olive oils showed significant differences according to harvest years and cultivars. PCA scores plot showed that the samples were classified into two main groups with respect to harvest years based on the first principal component (PC1). In terms of storage effect, there was no significant change in TAG compositions among the samples from beginning of storage to 15 months of storage regardless of storage conditions (either in dark or in daylight). In addition, PCA scores plot indicated that the samples were also successfully clustered into two sub-groups according to cultivars in both years based on the second principal component (PC2).
  • Article
    Determination of Bitterness Index (k225) and Total Fenol Content of Olive Oils Obtained With Different Regions, Varieties and Processing Systems
    (Ege Üniversitesi, 2018) Köseoğlu, Oya; Sevim, Didar; Dural, Mehmet Ulaş; Özdemir, Durmuş
    In this work the effect of different growing areas on olive (Ayvalık, Memecik, Gemlik, Beylik, Edincik Su, Girit, Kilis Yağlık, Sarı Ulak, Tavşan Yüreği, Topak Aşı) oil bitterness index (K225) were studied at the South Marmara, South and North Aegean, West and East Mediterranean  Regions at two, two and a half (2.5), and three phase extraction system, during 2014/2015 crop season. A total of 41 virgin olive oils samples were collected from these Regions. Total phenol content and bitternes index (K225) were analyzed in the research. A Solid-Phase Extraction procedure were carried out for extraction of the bitter compounds. The results of total phenol content and K225 values showed that the Beylik olive oil was determined with the highest total phenol conent and bitterness index (K225) with 330.26 mg CAE kg-1 oil  and 1.21 at 2.5 phase extraction system from Manavgat at the West Mediterranean Region, respectively. After the Beylik  variety, the highest total phenol content was determined Ayvalık and Edincik Su olive oil with 291.03 and 270.62 mg CAE kg-1 oil, respectively. The Memecik and Ayvalık olive oil bitterness index (K225) was determined 0.86 and 0.85 at two phase extraction system from Muğla and Burhaniye at the South and North Aegean, respectively. 
  • Conference Object
    Labeling of Gly-Gly With Technetium-99m and the Assessment of It's Radiopharmaceutical Potential
    (Springer Verlag, 2001) Taner, M.S.; Özdemir, Durmuş; Köseoğlu, K.; Argon, M.; Dirlik, A.; Duman, Y.
    [No abstract available]
  • Article
    Citation - WoS: 37
    Citation - Scopus: 41
    Determination of Olive Oil Adulteration With Vegetable Oils by Near Infrared Spectroscopy Coupled With Multivariate Calibration
    (SAGE Publications, 2010) Öztürk, Betül; Yalçın, Ayşegül; Özdemir, Durmuş
    There has been growing public awareness about the health benefits of olive oil throughout the world in recent years, resulting in a significant increase in its consumption as part of the daily diet This demand has attracted fraudulent attempts to market olive oil which has been adulterated with cheaper oils. This study focuses on the near infrared (NIR) spectroscopic determination of adulteration of olive oil by vegetable oils using multivariate calibration. The binary, ternary and quaternary mixtures of olive, soybean, cotton, corn, canola and sunflower oils were prepared using a random design. The absorbance spectra of these synthetic samples were measured by a near infrared (NIR) spectrometer. A genetic algorithm-based variable selection algorithm, coupled with an inverse least squares multivariate calibration method (GILS) was used to build calibration models for possible adulterants and olive oil in the adulterated mixtures The correlation coefficients of actual versus predicted concentrations resulting from multivariate calibration models for the different oils were between 0 90 and 0.99 The results demonstrated that NIR spectroscopy in conjunction with the GILS method makes it possible to determine the adulteration of olive oils regardless of adulterant vegetable oils over a wide range of concentrations.