Chemistry / Kimya
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/4072
Browse
Search Results
Research Project Polioksometallerin (Metal= Mo, V, Ti, Nb) katı hal koordinasyon kimyası: Organodiamin gruplarıyla şekillendirilen açık kristal yapılı polioksometalfosfatların hidrotermal sentezi ve tek kristal yapılarının aydınlatılması(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2012) Emirdağ Eanes, MehtapKatı hal yapısına sahip metal oksitler kataliz, absorpsiyon, moleküler elektronik, optik materyaller ve seramik alanlarındaki uygulamalarından dolayı anorganik materyaller içinde önemli yer tutmaktadır. Yeni oksit malzeme tasarımı için kullanılan yaklaşımlardan birisi anorganik mikro yapıların organik moleküllerle modifiye edilerek komplike melez malzemelerin oluşturulmasıdır. Bu projede metal oksit yapılarını organik moleküllerle bir araya getirerek malzeme bilimi, koordinasyon kimyası ve katı hal kimyasının uygulamalarından yola çıkarak hazırlanan sentetik bir yaklaşımla, özellikle yapısal çeşitlilik gösteren fosfat grubuyla birlikte vanadyum ve tungsten geçiş metalleri ile etilendiamin, piridin, 2,2’-bipridin ve 4,4’-bipridin grupları içeren organik-inorganik melez yapılar sentezlenmiştir. Hidrotermal metotla sentezlenen maddelerin tek kristal verileri toplanarak yapıları aydınlatılmıştır. Farklı türde kristal yapı gösterdikleri için sentezlenen maddeler vanadyum içeren ve tungsten içeren olmak üzere iki gruba ayrılabilir.Research Project Çeşitli mikroalglerin karotenoid içeriklerinin kromatografik/spektroskopik yöntemlerle araştırılması ve ekstrakte edilecek karotenoidlerin antioksidan aktivetelerinin akış enjeksiyon analiz sistemiyle belirlenmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Eroğlu, Ahmet Emin; Conk Dalay, Meltem; Erdoğan, AyşegülMikroskobik canlılardan mikroalgler önemli enerji kaynaklarındandır. Pigment ve antioksidan kaynağı olan karotenoidler mikroalgler tarafından üretilen ürünlerdendir; sağlık amaçlı ve doğal renklendirici olarak kullanılırlar. Çeşitli karotenoidlerin üretilmesi için yeni tür organizmaların bulunması özel bir önem kazanmıştır. Karotenoidlerin analitik olarak kullanılması izolasyonuna yönelik yöntemlerin geliştirilmesini de gerekli kılar. Bu çalışmada, karotenoidlerin mikroalgler tarafından biyolojik yollarla üretimi, ürünlerin karakterizasyonu ve derişimlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla, mikroalglerden (Prochlorococcus sp., Scenedesmus protuberans and Nitzschia sp.) karotenoidlerin biyosentezi ile elde edilen karotenoidlerin içerik ve seviyeleri belirlenmiştir. Bazı mikroalglerin farklı stres koşullarında daha fazla karotenoid ürettikleri bilinmektedir. Bazı karotenoidler ise sadece stres koşullarında üretilmektedir. Dolayısıyla, seçilen mikroalglerden yüksek miktarlarda veya yeni karotenoidlerin üretilebilmesi için kültür koşulları optimize edilmiştir. Liyofilize edilen mikrolagler çeşitli organik çözgenlerle ekstrakte edilmiş ve karotenoid içerikleri, yüksek performans sıvı kromatografi (HPLC), sıvı kromatografi-kütle spektrometri (LC-MS) gibi diğer kromatografik teknikler ve UV-görünür bölge spektrometri ile belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan yeşil mikroalglerde (Prochlorococcus sp.’de 2.54 mg/g ve Scenedesmus protuberans’da 2.45 mg/g) yüksek miktarda lutein, kahverengi mikroalgde (Nitzschia sp.) ise yüksek miktarda fukoksantin (6.58 mg/g) bulunmuştur. Çoğu mikroalg türü stres koşullarında biyosentez mekanizmalarını değiştirmektedir. Bu nedenle, farklı azot kaynakları, oksidatif stres koşulları ve farklı ışık kaynaklarının yeşil mikroalglerde bulunan lutein, kahverengi algde ise fukoksantin miktarına olan etkisi araştırılmıştır.Research Project Altın katalizörlüğünde enantiyoseçici eklenme/halkalaşma tepkimeleri(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Emrullahoğlu, Mustafa; Cantürk, Ceren; Özalp, Ragıp; Kanbur, TuğçeBu projede, altın katalizörleri ile organokatalizörler kullanılarak benzopiran bileşiklerinin enantiyoseçici olarak sentezlenmesi tarif edilmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında farklı alkil gruplarıyla türevlendirilmiş alkinil benzaldehit bileşikleri Sonogashira kenetlenme tepkimesi ile sentezlenmiştir. Elde edilen bileşikler farklı organokatalizörler varlığında karbonil bileşikleri ile reaksiyona girdirilip hem rasemat hem de enantiyo seçici olarak alkinil benzil alkollere dönüştürülmüştür. Çalışmanın bir sonraki aşamasında çeşitli altın katalizörleri kullanılarak halkalaştırma tepkimeleri gerçekleştirilmişitir. Optimizasyon çalışmaları sonucunda halkalaşma tepkimeleri için en uygun tepkime koşulu belirlenmiş ve bu koşul kullanılarak enantiyomerik olarak saf benzopiran bileşikleri elde edilmiştir. Yapılan her sentez sonunda elde edilen ürünler 1H NMR ve 13C NMR yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Ayrıca rasemat ve enantiyo seçici olarak elde edilen ürünlerin enantiyomerik saflıklıkları HPLC ölçümleri ile saptanmıştır. Bunlara ek olarak enantiyoseçiciliği arttırmak amacıyla farklı organokatalizörler sentezlenmiştir. Enatiyoseçiciliği artırma çalışmalarının yanısıra katalizörlerin çözünürlük problemini ortadan kaldırmak amacıyla çeşitili yaklaşımlar ortaya konulmuştur. Projenin son aşamasında ise en uygun koşullarda eş zamanlı reaksiyon denemeleri yapılmış ve başarıyla sonuçlandırılmıştır.Research Project Enin karbonatların olefinler ile paladyum katalizli tepkimeleri. Divinilallenlerin enantiyo saf sentezinde yeni bir metod(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2014) Artok, LeventKonjuge enin oksiranların alkenil ve arilboronik asit türevleri ile Pd(0) katalizli tepkimeleri allilik pozisyonunda bir hidroksil grubu bulunan divinilallen ve aril gruplu vinilallen bileşiklerini oluşturmuştur. Yapıların olefinik grupları tamamen (E)-konfigürasyonunda meydana gelmektedir. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda tepkimelerin orta mertebede stereo seçimlilik ile yürüdüğü saptanmıştır. Tepkimeler başlıca oksiran halkasına göre anti pozisyonunda paladyum katılması ile bir π-allilpaladyum oluşması ile başlamaktadır. Sonraki adımlarda paladyumun aynı konfigürasyonda uzak alkinil karbona göçü ile σ-allenil paladyum(II) kompleksine dönüşmesi ve sonunda organobor ile transmetallasyon işlemleri gerçekleşmektedir.Research Project Metal ve organimetallerin katı faz mikro ekstraksiyon (spme) ve katı faz ekstraksiyon (spe) yöntemleriyle türlendirilmesi ve kromatografik/atomik spektrometrik tekniklerle tayini(2011) Eroğlu, Ahmet EminKatı Faz Ekstraksiyon yöntemiyle yapılan metal türleme çalışmaları için çeşitli sorbentler sentezlenmiş ve tayin metotu olarak indüktif eşleşmiş plazma kütle spektrometri (ICP-MS) ve hidrür oluşturmalı atomik absorpsiyon spektrometri (HGAAS) gibi atomik spektrometrik teknikler kullanılmıştır. As(III)/As(V), Se(IV)/Se(VI) ve V(IV)/V(V) türleme çalışmalarında kullanılmak üzere amino-, merkapto- ve her iki fonksiyonel grubu içeren (bifonksiyonel) silika bazlı sorbentlerle sorpsiyonun optimizasyon çalışmaları, desorpsiyon ve metot validasyonu gerçekleştirilmiştir. As(III)/As(V) türleme çalışmalarında, sıfır değerlikli demir ile yüklenmiş ticari reçineler Amberlite IRA 458, Amberlite IRA 67 ve Amberlite IRA 400’e de başvurulmuştur. Se(IV)/Se(VI) türleme çalışmalarında, ticari serya ve zirkonya yanında, hidrotermal ve sol-jel yöntemleriyle sentezlenen serya ve zirkonya da kullanılmıştır. Devamında, aljinat matriksine immobilize edilen serya ya da zirkonya ile kolon tipi sorpsiyonla inorganik Se(IV) ve Se(VI) ekstraksiyonu gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan tüm sorbentler, taramalı elektron mikroskopi (SEM), katı-hal NMR spektroskopi, termo gravimetrik analiz (TGA), elementel analiz ve Brunauer-Emmett-Teller (BET) yüzey alanı analizi gibi çeşitli tekniklerle karakterize edilmiştir. Projenin ikinci kısmı, katı faz mikroekstraksiyon (SPME) fiberlerinin geliştirilmesini, karakterizasyonunu ve çeşitli metal/organometal türleme çalışmalarında kullanılmasını kapsamaktadır. SPME fiber hazırlanmasında sol-jel sentezi ve nanoparçacık immobilizasyonu olmak üzere iki farklı fiber kaplama stratejisi takip edilmiştir. Sol-jel metotu ile sentezlenen fiberler amino- fonksiyonel grupları içermekte olup As(III), As(V), monometil arsonik asit (MMA) ve dimetil arsinik asit (DMA) türlemesinde kullanılmıştır.Research Project Işıma yapan polimerik lif demetlerinin elektrodokuma metodu ile eldesi ve optik özelliklerinin tanımlanması(2010) Demir, Mustafa M.Elektrodokuma, mikron-altı ve nanometre çapında polimerik lifler üretmek için elverişli bir tekniktir. Bu proje kapsamında, elektrodokuma tekniği kullanılarak, polimerik lifler organik boya ve inorganik kristal nanotanecikler ile işlevlendirilmiş ve oluşturulan makroskopik düzenli film yapıların optik özellikleri incelenmiştir. Organik boya (PIC-Br, TTBC, payrin, 1,9 difenil antrasen)/polimer, inorganik yarıiletken/metal (CdSe, CeO2, Ag) tanecik/polimer olmak üzere iki sistem toplam yedi adet pigment ile çalışılmıştır. Çalışmada kullanılan polimerik bileşenler su-çözünür ve organik-ortamda çözünür olmak üzere çeşitlendirilmiştir. Her iki sistemde de literatürde ilk defa sunulan orjinal sonuçlar elde edilmiştir ve yayımlanmıştır. Sayanin boyalarının kullanıldığı sistemde, elektrodokuma çözeltisinde moleküler anlamda dağılmış olan sayanin boyaları, lif oluşumu sırasında kontrollü olarak moleküler öbeklenme göstermiştir. Oluşan öbekler lif yönünde ve life paralel olarak sıralanmış ve anisotropik (1-dinemsional) lifsi filmler oluşturmuştur. Optik/elektronik aygıt teknolojisinde kullanım potansiyeli yüksek olan bu örnekler kendiliğinden oluşma (selfassembly) ile elektrodokuma yönteminin başarılı bir biçimde kullanılmasıyla oluşmaktadır. Inorganik nanotaneciklerin oluşturduğu sistemde ise elde edilen önemli bilgi şudur: mikronaltıçapa sahip lifler içersinde konumlanmış ve kuvvetli ışıma yapan tanecikler bir tür optik girişim sergilerler. Kollektif ışımanın oluşturduğu bu düzenli girişim, taneciklerin optik özelliğinden farklı olarak eşit aralıkta keskin sinyaller vermiştir. Bu özelliklerin ikisinin de aygıt teknolojisinde uygulama potansiyeli yüksektir.Research Project Sulu ortamlarda bulunan zehirli elementlerin tayini için bir hidrür oluşturmalı lazer plazma spektroskopisinin, (HG-LIBS), tasarım kurulum ve optimizasyon çalışmaları(2012) Yalçın, Şerife; Aras, NadirBu çalışmada kalay, arsenik, kurşun, antimon, ve kalay gibi toksik ve çevresel önem taşıyan elementlerin tayini için bir Hidrür Oluşturmalı-Lazer Plazma Spektroskopi, (HGLIBS), sisteminin tasarım, kurulum ve optimizasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sistem lazer kaynağı, hidrür oluşturma ünitesi, örnek/plazma hücresi ve dedektörden oluşmaktadır. Hidrür oluşturma ünitesi, peristaltik pompa, gaz-sıvı ayırıcı ve membran kurutucu parçalarından oluşturulmuştur. LIBS emisyon sinyalini optimize etmek amacı ile lazer enerjisi, dedektör zamanlama parametreleri gibi bazı enstrümental parametreler incelenmiştir. Bunun yanı sıra hidrür bileşiklerinin oluşumunu ve plazma hücresine etkin bir şekilde taşınmasını etkileyen asit ve indirgen derişimi ve hızı, taşıyıcı gaz çeşidi ve hızı, ön-indirgen/yükseltgen madde varlığı gibi bazı kimyasal koşullar da sistematik bir şekilde incelenmiştir.Research Project Alkenilboron bileşiklerin rodyum katalizli C-H aktivasyon/karbonilasyon prosesleri ile indenon ve indanon yapılarının sentezi(2012) Artok, LeventBoron ya da halojenür gruba göre vicinal alkenyl karbonunda aril grubu içeren alkenilboron ya da alkenil halojenür bileşikleri CO ya da alkinler ile rodyum ve paladyum katalizli tepkimeleri gerçekleştirilmiştir. Alkenilmetal yapılarının arilboronların ve aril halojenürlerin geçiş metal katalizli annulasyon tepkimelerinde elzem ara yapılar olarak önerilmesi nedeniyle alkenil reaktiflerin alkenilmetal yapılarına dönüşmeleri, alkenilmetalların CO ya da alkin bileşiklerine katılması ve sonrasında C-H aktivasyonu ile annule ürünler vermesi beklenmektedir. Alkenilboronların rodyum katalizli tepkimleri annule ürünleri oluşturmuştur. Ancak bu oluşum ile birlikte deboronilasyon ve diğer yan ürünleri de meydana gelmiştir. Alkenil bromürler oksidatif paladyum katalizli tepkimelere reaktif davranmamıştır. Ancak bir alkenil iyodür oligomerik ürünler vermiştir. Bu çalışmanın bulguları önceki annulasyon tepkimelerinde alkenilmetal yapılarının rolünü vurgulayan yorumları sorgulamaktadır.Research Project Peplit türevlerinin gaz farkı reaksiyon mekanizmalarının kütle spektrometre ile incelenmesi(2012) Yalçın, TalatProteinlerin aminoasit dizilimleri, ardaşık kütle spektrometresi (MS/MS) kullanılarak bulunmaktadır. Amino asit dizilimi bulunmak istenen proteinler, önce enzim yardımı ile küçük peptit gruplarına parçalanmakta ve daha sonra, bu peptitlerin, amino asit dizilimleri ardaşık kütle spektrometre kullanılarak bulunabilinmektedir. Günümüzde, ardaşık kütle spektrometre kullanarak bu tür peptitlerin gaz fazında ne tür parçalanma ürünleri verdiği konusunda çok detaylı çalışmalar yapılmış ve hâlâda yapılmaktadır. Peptitelerin, gaz fazı parçalanma mekanizmalarının çok iyi anlaşılması, proteinlerin sekanslarının doğru ve etkin bir şekilde bulunabilmesi için çok önemlidir. Bu konuda yapılan detaylı çalışmalar göstermektedir ki, amino asitlerin gruplanmalarını ve isimlendirmelerini belirleyen fonksiyonel grupların, peptitlerin gaz fazı parçalanma mekanizmalarında önemli rol oynadığıdır.Research Project Proton Kopartılmış Peptit Türevlerinin Gaz Fazı Reaksiyon Mekanizmalarının Kütle Spektrometre ile İncelenmesi(2014) Yalçın, Talat; Arslanoğlu, AlperProteinler canlı organizmalardaki yaşamsal faliyetleri etkileyen ve düzenleyen en önemli yapı taşlarındandır. Hastalıklarda, kalp krizinde, stres altında v.b., hücrelereki protein seviyelerinde ve çeşitliliğinde değişmeler gözlenebilmektedir. Bu tür proteinlerin fonksiyonlarını anlayabilmek için protein sekanslarının doğru tanımlanması çok önemlidir. Özellikle hücre içi sinyal iletimi fosforlanmış proteinler vasıtasıyla yapılmaktadır ve fosforlanmış proteinlerdeki fosfor grubunun hangi pozisyondaki (serin, S, tirozin , Y, veya tironin, T) amino asite bağlandığını belirleme ve sekansın doğru yapılması, proteinin fonksiyonunu anlamak açısından önemli gerekliliktir. Günümüzde proteinlerin enzimlerle kesilmesi ile elde edilen peptitlerden elde edilen gaz fazı Kütle Spektrometre sinyalleri (pozitif ve/veya negatif iyonlar) yardımı ile peptitlerin sekanslarını ve dolayısıyla proteinlerin amino asit dizilimleri tanımlanmaya çalışılmaktadır ve doğru tanımlayabilmek açısından gaz fazı parçalanma mekanizmalarının çok detaylı çalışılması, yeni informatik bilgiler elde etme açısından önemlidir. Bu çalışmada, proton kopartılmış peptit türevlerinin gaz fazı reaksiyon mekanizmaları kütle spektrometre yardımı ile çalışılmıştır. Çalışmalar sırasında XAAAAAA-OH, AXAAAAA-OH, AAXAAAA-OH, AAAAXAA-OH, AAAAAXA-OH, AAAAAAX-OH, XAAAAAA-NH2, AXAAAAANH2, AAXAAAA-NH2, AAAAXAA-NH2, AAAAAXA-NH2, AAAAAAX-NH2 ve XYAGFLV-OH, YXAGFLV-OH, YAXGFLV-OH, YAGXFLV-OH, YAGFXLV-OH, YAGFLXV-OH ve YAGFLVXOH (X=Glutamik Asit, E, veya Aspartik Asi D) peptit serileri, sekanslarında tekli asidik amino asit içeren peptitlerle, sistematik çalışmalar yapılmıştır. Amino asidin pozisyona bağlı gaz fazı parçalanma mekanizması ve ayrıca komşu amino asitlerin yan zincirlerinin gaz fazı parçalanmasına etkileride incelenmiştir. Ayrıca, sekanslarında birden fazla asidik amino asit içeren peptit türevleriylede sistematik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar içinde, XXYAGFLV-OH, YXXAGFLV-OH, YAXXGFLVOH, YAGXXFLV-OH, YAGFXXLV-OH, YAGFLXXV-OH, YAGFLVXX-OH, (X=Glutamik Asit, E, veya Aspartik Asi D) VE XXXYAGFLV-OH, YXXXAGFLV-OH, YAXXXGFLV-OH, YAGXXXFLV-OH, YAGFXXXLV-OH, YAGFLXXXV-OH, YAGFLVXXXOH, (X=Glutamik Asit, E, veya Aspartik Asi D) peptit türevleri kullanılmıştır. Burada da birden fazla asidik amino asit içeren peptit türevlerinin pozisyon etkisi ve komşu aminoasitlerin yan zincilerinin gaz fazı parçalanma mekanizmasına etkileri detaylandırılmıştır. Bunlara ek olarak, YAGFLVEEEE-OH ve YAGFLVEEEEE-OH peptit türevleriyle çalışılmalar yapılmıştır ve etkileri detaylandırılmıştır. Ayrıca sekanslarında serine, S, tirozine, Y, treonin, T, bulunduran peptit türevleri ilede fosforlanmış peptitlerin gaz fazı parçalanma mekanizmaları çalışılmıştır. Bu çalışma için, AEKEpYTVD-OH, IETDKEpYT-OH, SKDESIpYV-OH, DMTpSGLPL-OH, KELLPLpSA-OH, YDMTTpSLP-OH, ve YDMpTGLPLOH fosforlanmış peptit türevleri kullanılmıştır.
