Food Engineering / Gıda Mühendisliği
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/12
Browse
16 results
Search Results
Research Project Ekonomik değeri yüksek zeytinlerden üretilen Türk zeytinyağlarının sınıflandırılması ve zeytinyağlarında tağşişin belirlenmesi(2007) Tokatlı, Figen; Barut, Banu Özen; Korel, FigenBu çalışma ile ekonomik değeri yüksek memecik, erkence, gemlik, ayvalık, domat ve nizip-yağlık zeytinlerinden elde edilen sızma zeytinyağlarının fenolleri ve aromatik özellikleri bakımından zeytin tipi, coğrafi konum ve hasat yılına göre nasıl bir değişiklik gösterdiği ortaya çıkarılmıştır. Değişik zeytin tipleri İzmir ve Edremit’de bulunan Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’ne ait istasyonlardan alınmış, yağlar aynı koşullarda elde edilmiş, böylece zeytin tipine göre ayrımda iklim, toprak ve işleme koşulları sabit tutulmuştur. Coğrafi bölge etkisi İzmir ve Edremit’den alınan iki tip zeytinden elde edilen yağlarla incelenmiştir. Zeytinyağlarına ait toplam fenol, serbest asitlik, peroksit değeri, renk ölçümleri, sıvı kromatografisi (HPLC) ile elde edilen fenolik madde miktarları ve elektronik-burun (e-burun) ile elde edilen uçucu madde profillerinden oluşan çok değişkenli veri matrisi asal bileşenler analizi ve kısmi en küçük kareler yöntemi ile değerlendirilmiştir.Research Project Sıvı Yumurta Ürünlerinin Ultraviole (uv) Işık ile Dezenfeksiyonu(2007) Ünlütürk, Sevcan; Tarı, Canan; Korel, FigenBu projede, UV ışığın sıvı yumurta ürünlerinde inaktivasyon etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla hem laboratuvar tipi hem de pilot ölçekli UV cihazı kullanarak, sabit UV dozajında ve farklı tatbik sürelerinde dezenfekte edilen sıvı yumurta ürünlerinde pH, absorbans, renk, bulanıklık gibi fiziksel ölçümlerle beraber toplam canlı sayımı , Salmonella, ve E. Coli gibi mikrobiyolojik analizler yapılmıştır. Labarotuvar tipi UV cihazı ile yapılan biyodozimetrik çalışmalar sonucunda, en iyi logaritmik mikrobiyal azalman ı n (> 2-log) yumurta beyazında sağlandığı ortaya konmuştur. Sürekli sistemde inaktivasyon etkisinin, biyodozimetrik denemelere göre çok daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun sonucunda, kullanılan pilot tipi UV reaktörün tasarımında değişiklikler yapılması gerektiği ortaya konmuş ve gerekli öneriler getirilmiştir.Research Project Laktik asit bakterileri, lisozim ve laktoperoksidaz kullanılarak antimikrobiyal özellik taşıyan yenebilir filmlerin geliştirilmesi, plastik ambalaj materyallerine ve çeşitli gıdalara uygulanması(2008) Korel, Figen; Yemnicioğlu, Ahmet; Altınkaya, Sacide Alsoy; Arslanoğlu, Alper[No Abstract Available]Research Project Üzüm çekirdeği özütü içeren fonksiyonel yenebilir filmlerin geliştirilmesi ve çeşitli gıdalara uygulanması(2009) Korel, Figen; Bayraktar, OğuzMinimal işlem görmüş ve tüketime hazır gıdalara olan talebin artması gıda güvenliği ve kalitesi için yeni yaklaşımların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Antimikrobiyal ambalajlama teknolojileri gıdaların raf ömrünün uzatılmasında ve patojenlere karşı risklerin azaltılmasında önemli rol oynamaktadır. Farklı antimikrobiyal ajanlar plastik veya biyolojik olarak bozunabilen ambalajlama materyallerine ilave edilebilmektedir. Ancak tüketicilerin kimyasal ajanlara ilişkin sağlık endişeleri ve plastik ambalaj materyallerinin yarattığı çevresel problemler nedeniyle doğal biyopreservatiflerin yenebilir ve biyolojik olarak bozunabilen ambalajlama materyallerinde kullanımı tercih edilmektedir. Lisozim, nisin ve bitki özütleri antimikrobiyal ambalajlamada sıklıkla kullanılan biyopreservatiflerdir. Son günlerde polifenolik bileşiklerce zengin üzüm çekirdeği özütü, sağlığa yararlılığı ve yüksek antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri bakımından araştırmacıların büyük ilgisini çekmiştir. Üzüm çekirdeği özütünün ayçiçek yağı, balık yağı, balık ve yosun yağı emülsiyonu, donmuş taze uskumru, taze ve pişmiş hindi, tavuk, dana ve domuz etleri gibi çeşitli sistemlerdeki etkileri belirlenmiştir. Çalışmaların büyük çoğunluğu bitki özütleri ilave edilen protein veya karbonhidrat bazlı filmlerin antimikrobiyal aktivitelerinin belirlenmesine yöneliktir. Bildiğimiz kadarıyla bitki özütleri ilave edilen yenebilir film karışımlarının (protein-karbonhidrat, proteinlipid veya karbonhidrat-lipid bazlı filmler gibi) antimikrobiyal ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.Research Project Biyoaktif maddelerin kontrollu salımı için kompozit veya karışımlardan oluşan aktif yenilebilir gıda ambalaj malzemeleri geliştirilmesi(2011) Yemenicioğlu, Ahmet; Atabay, Halil İbrahim; Uysal, İlke; Aydemir, Levent Yurdaer; Arcan, İskender; Korel, Figen; Boyacı, DeryaBu projede biyoaktif maddelerin kontrollü salımını gerçekleştirebilecek yenilebilir film ve kaplamalar geliştirmek amacıyla zein ve peyniraltı suyu proteinleri (PSP) temelli karışım ve kompozit yapılardan faydalanılmıştır. Zeinden elde edilen karışım filmler zeinin oleik, laurik ve linoleik asit gibi yağ asitleri ile karıştırılmasıyla, kompozit filmler ise karnauba, kandelilla ve balmumu gibi mumlar, mercimek veya soya globülin proteinleri veya mikrokristal selülozla karıştırılmasıyla elde edilmiştir. PSP‘den elde edilen karışımlar bu proteinlerin oleik asitle, kompozitler ise balmumu ve kandelilla mumuyla karıştırılmasıyla elde edilmiştir. Zein temelli filmlere ilave edilen biyoaktif maddeler kısmi saf ve saf lisozim, kateşin, gallik asit, phidroksibenzoik asit, ferulik asit, kuversetin ve flavon, PSP temelli filmlere ilave edilen biyoaktif maddeler ise saf ve kısmi saf lisozim ve kateşindir. Gösterdikleri kontrollu salım etkileri, antimikrobiyel ve antioksidant performanslar ve mekaniki özellikler dikkate alındığında en uygulanabilir filmlerin lisozimin kateşin ve/veya gallik asitle birlikte kullanıldığı zein-oleik asit karışımları ve zein-karnauba mumu kompozitleri olduğu belirlenmiştir. Ayrıntılı salım deneyleri zein karışım ve kompozitlerinde lisozim, kateşin ve kateşin-gallik asit karışımlarının salım hızının çoğunlukla filmlerin çapraz bağlanma düzeyini artıran fenolik bileşik konsantrasyonuyla ters ilişkili olduğunu göstermiştir. Karışım ve kompozitleri oluşturan mum, yağ asiti ve fenolik madde tipi de filmlerin morfolojisini, hidrofobisitesini ve dolambaçlı difüzyon yolu (tortuosity) gibi özelliklerini değiştirerek salım özelliklerini etkileyebilmektedir. Zein‘den elde edilmiş fenolik bileşikler veya lisozim ve fenolik bileşikleri birarada içeren karışım ve kompozit filmlerin antimikrobiyel testleri bu filmlerin gıdalardaki en kritik patojen bakterilerden olan Escherchia coli O157:H7, Listeria monocytogenes ve Campylobacter jejuni‘ye karşı laboratuvar ortamlarında ve/veya seçilmiş et ve süt ürünlerinde antimikrobiyel ve antioksidant etki gösterdiğini doğrulamıştır.Article Identification of Staphylococcus Aureus Cheese Isolates With Respect To Virulence Properties, Genetic Relatedness and Antibiotic Resistance Profiles(Özkan Özden, 2019) Kadiroğlu, Pınar; Korel, Figen; Ceylan, ÇağatayThe problems on identification of Staphylococcus aureus isolates from cheese samples wereinvestigated by phenotypic and genotypic tests in this study. Among 207 Staphylococcus spp.isolated from 31 cheese samples, 23 isolates that were Gram positive, catalase and slide coagulasepositive, with 1 isolate that was latex agglutination test negative showed different phenotypicproperties. Polymerase chain reaction (PCR) and quantitative PCR (qPCR) analyses showed thatDNase test and target genes (nuc, coa) regarded as gold standard regions for S. aureus were notfound to be unique for identification of S. aureus. The toxin genes (SEA-SEE) were not detected byPCR. Antibiotic resistance profiles of S. aureus isolates demonstrated that two isolates were resistantto penicillin G. This study showed that the unique phenotypic and genotypic test was not adequatefor identification of S. aureus isolates. There was no correlation between the presence of the nucgene and toxin genes. The presence of nuc gene which was used for detection of S. aureus was alsofound to be present in other Staphylococcus isolates. As a conclusion, the results revealed thatbiochemical tests could lead to false positive results for identification of S. aureus. The presence ofnuc gene is not correlated with the presence of toxin genes.Article Kurutma Sıcaklığının Üzüm Çekirdeklerinin Toplam Fenolik Madde İçeriği ve Antioksidan Kapasitesi Üzerine Etkisi(Pamukkale Üniversitesi, 2015) Konuk, Dilara; Korel, FigenÜzüm çekirdeği, başta şarap olmak üzere meyve suyu ve pekmez ürünlerinin üretiminde açığa çıkan organik bir atık olup, biyoaktif bileşikler açısından oldukça zengin olması nedeniyle gıda formülasyonlarında değerlendirilmektedir. Bu çalışma, kurutma sıcaklığının üzüm çekirdeklerinde bulunan biyoaktif bileşikler üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır ve çalışmada kabin tipi kurutma sisteminde sıcak hava ile üç farklı ortam sıcaklığında (40, 50 ve 60°C) kurutulan üzüm çekirdeklerinin toplam fenolik madde miktarı ve antioksidan aktivitesi belirlenmiştir. Taze üzüm çekirdekleri kurutulmuş örneklerle karşılaştırıldığında, kurutma işleminin toplam fenolik madde miktarında azalmaya neden olduğu ve kurutma sıcaklığı arttıkça toplam fenolik madde miktarının azaldığı görülmüştür. ABTS radikal indirgeme kapasitesi yöntemiyle belirlenen Troloks Eşdeğeri Antioksidan Kapasiteleri (TEAK) taze üzüm çekirdeklerinde daha yüksek değerlerde olup üç farklı sıcaklıkta kurutulan üzüm çekirdeklerinde ise birbirine yakın değerlerde bulunmuştur. Yapılan çalışma sonucunda üzüm çekirdeklerinin güçlü bir antioksidan kaynağı olduğu ve kurutma işlemi sonrasında da antioksidan özelliğini koruduğu görülmüştür. Ancak, fenolik bileşen kayıplarını azaltmak için kurutma işleminin düşük sıcaklıklarda yapılmasının avantajlı olduğu ortaya konulmuştur.Article Gıda Işınlaması, Uygulamaları ve Tüketicinin Işınlanmış Gıdaya Bakış Açısı(Harran Üniversitesi, 2005) Korel, Figen; Orman, SibelGıda güvenliğinin sağlanması için daha iyi gıda muhafaza yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Gıda ışınlaması, mikoorganizmaların, parazitlerin ve böceklerin gelişimi ile depolama ve dağıtım sırasında oluşabilecek ciddi kayıpları kontrol altında tutabileceği öngörülen yöntemlerden biridir. Işınlama uygulamaları gıda ürünlerinin raf ömrünü artırmaktadır. Bu makalede ışınlamanın gıda ürünlerinin muhafazasında kullanımı ve tüketicilerin ışınlanmış gıdaya bakış açıları incelenmiştir.Book Part Citation - Scopus: 6Quality Assessment of Aquatic Foods by Machine Vision, Electronic Nose, and Electronic Tongue(Wiley, 2010) Korel, Figen; Balaban, Murat ÖmerThe increase in demand for seafood products has catalyzed the desire for higher standards regarding safety and quality issues. Since seafoods are perishable, freshness is a major quality parameter to be considered [1,2]. There is no unique freshness or spoilage indicator for seafood, therefore combinations of selected indicators need to be used to evaluate freshness [3,4]. An important and widely used method to determine freshness is sensory evaluation [5]. The Quality Index Method (QIM) uses a demerit point scoring system [6] based on the evaluation of the important sensory attributes (odour, texture, and appearance) of fish and other aquatic foods. The sensory quality is expressed by the sum of the demerit points, and a linear correlation between these points and the storage time is used to predict the freshness of the target seafood [5,7,8]. The QIM has been developed for various seafood species and products, such as Atlantic mackerel (Scomber scombrus), horse mackerel (Trachurus trachurus), European sardine (Sardina pilchardus) [9], gilthead seabream (Sparus aurata) [10], farmed Atlantic salmon (Salmo salar) [11,12], and cod (Gadus morhua) [13], etc. Even though QIM is fast and reliable in determining the freshness of seafood, it still requires experts to evaluate the quality attributes. Alternatively, appearance, odour, and taste can be measured by machine vision system (MVS), electronic nose (e-nose), and electronic tongue (e-tongue), respectively.Book Part Citation - Scopus: 10Electronic Nose Technology in Food Analysis(CRC Press, 2016) Korel, Figen; Balaban, Murat Ömer[No abstract available]
