Food Engineering / Gıda Mühendisliği

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/12

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 13
  • Research Project
    Ohmik ısıtmanın bazı meyve suları ve konsantrelerinde Alicyclobacillus acidoterrestris üzerine etkisi
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2007) Baysal, Ayşe Handan; İçier, Filiz
    [No Abstract Available]
  • Research Project
    Karaburun Yarımadasında yetişen Hurma zeytininin bazı kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin karakterizasyonu
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Özen, Fatma Banu; Baysal, Ayşe Handan; Tokatlı, Figen
    Özellikle Karaburun yarımadasında yetiştirilen Hurma zeytininin diğer zeytinlerden farklılığı olgunlaşma sırasında acılığını dalında kaybetmesi ve toplandıktan sonra herhangi bir işleme tabi tutulmadan saklanabilmesidir. Bu çalışma ile Karaburun’da yetişen Hurma zeytininin hurmalaşma sürecinde kimyasal karakterizasyonunun yapılması ve mikrobiyal florasındaki değişimin Gemlik ve hurmalaşmamış Erkence zeytinleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ölçülen kimyasal parametreler, pH, su aktivitesi, yağ miktarı, yağ asitleri profili, şeker ve organik asit miktarları, toplam fenol içeriği ile fenol profilidir. Mikrobiyolojik olarak ise Hurma zeytin oluşumunda sözü edilen fungal (Phoma spp.) gelişim saptanmış ve olgunlaşma sürecinde mikrobiyal değişim ve çeşitlilik belirlenmiştir. Hurma zeytinin diğer incelenen zeytinlere nazaran fenol içeriği daha düşüktür ve fenol profili zeytinler arasında istatistiksel olarak bir ayrışmaya neden olmuştur. Ancak zeytinlerin şeker ve organik asit bileşenleri zeytinler arasında bir farklılaşma sağlamamıştır. Yağ asitleri açısından en önemli farklılık Hurma’nın yüksek oranlarda linoleik asit içermesidir; bu durum desaturase enzim aktivitesinin artışı ile ilişkilendirilmiştir. Yağ asidi profili de zeytinler arasında farklılaşmaya neden olan parametrelerden biridir. Bu sonuçlar ışığında, fenollerin dönüşmesine neden olan -glukosidaz ve esteraz enzimleri ile yağ asidi sentezinde rol alan desaturase enziminin, Hurma zeytininin ağaçta tatlılaşmasını etkileyen faktörler olabileceği düşünülmektedir. Hurma zeytinin mikrobiyal florası, Erkence ve Gemlik zeytin çeşitlerine göre oldukça farklılık ve çeşitlilik gösterir ve bu floradan potansiyel bitki patojenlerini, fırsatçı insan patojenlerini ve mikotoksin üretebilme potansiyeli olan küf türlerini içeren mikroorganizmalar izole edilmiştir. Ayrıca Hurma zeytinin izlenen olgunlaşma sürecinde Phoma türleri tanımlanmıştır.
  • Research Project
    Floresanlı yerinde hibritleme (FISH) yöntemi ile bazı indikatör ve patojen bakterilerin çiğ kanatlı etlerinde ve kıymada saptanması
    (2010) Baysal, Ayşe Handan
    Floresanlı yerinde hibritleme (FISH, Fluorescent in situ hybridization), mikroorganizmaların nükleik asit dizilerine özgül, floresan işaretli DNA probları ile hedefin işaretlenmesi ve floresan mikroskobunda görüntülenmesi prensibine dayanan bir yöntemdir. Bu çalışmada gıda güvenliği ve sanitasyon indeksi olarak kullanılan indikatör mikroorganizma (Escherichia coli) ve gıda kaynaklı hastalıklara neden olan patojenlerin (Salmonella ve Listeria) İzmir’de satışa sunulan tavuk göğüs eti, hindi göğüs eti ve kıymada saptanması için floresanlı yerinde hibritleme yönteminin (FISH) kullanım olanağı araştırılmıştır. Çalışma 2 aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada söz konusu indikatör ve patojen mikroorganizmaların tavuk/hindi göğüs filetolarına veya kıyma örneğine inokülasyonu yapıldıktan sonra geleneksel yöntemlerle ve FISH tekniği ile sayım yapılmış ve ikinci aşamada ise piyasadan satın alınan örneklerde söz konusu mikroorganizmalar geleneksel yöntemlerle ve FISH tekniği ile saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar kıyaslanarak yöntemin uygulanabilirliği belirlenmiştir. FISH tekniğinin uygulanabilirliği E. coli, Salmonella enterica serovar Typhimurium, Salmonella enterica serovar Enteritidis, L. monocytogenes ve L. innocua kültürleri kullanılarak test edilmiştir. Tüm bakteri kültürleri türe spesifik problarla pozitif hibridizasyon sinyali vermiştir. Tüm bakteri suşları Eub338 ile hibridize olurken hiç bir bakteri kültürü Non338 ile hibridize olmamıştır. Ent, Sal3 ve Lis637 problarının kullanıldığı 16S veya 23S rRNA FISH metodu tavuk/hindi göğüs filetolarında veya kıymada E. coli, Salmonella ve Listeria türlerinin saptanması için hızlı bir yöntem olarak uygulanmış ve Standart kültürel yöntemle kıyaslanmıştır. Analiz edilen 216 örnekten Standart kültürel yöntemle 5 örnekten Salmonella izole edilirken, FISH yöntemi ile 9 örnekte Salmonella saptanmıştır. Ancak, Standart kültürel yöntemle 27 örnekte Listeria saptanırken FISH yöntemi ile 25 örnekte Listeria belirlenmiştir. Sonuçlar FISH’in E. coli, Salmonella ve Listeria türlerinin tavuk/hindi göğüs filetolarında veya kıymada saptanmasında ve sayımında umut verici bir teknik olduğunu göstermektedir.
  • Research Project
    Peynir altı suyu (PAS) proteini-hemiselüloz kompleksine Lactobacillus pentosus’un mikroenkapsülasyonu ve sofralık zeytine empregnasyonu
    (2019) Baysal, Ayşe Handan; Harsa, Hayriye Şebnem
    Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların amacı, probiyotik özellikteki Lactobacillus pentosus NRRL-B 227 suşunun, emülsiyon yöntemi ile enkapsüle edilmesi ve sofralık siyah zeytinlerin yüzeyinin probiyotiklerle kaplanmasıdır. Bu doğrultuda farklı konsantrasyonlarda hazırlanan ksilan ve peynir altı suyu proteini konsantresi kompleksi kullanılarak emülsiyon tekniği ile mikroenkapsülasyon gerçekleştirilmiştir. Zeytin yüzeyini kaplama işlemi için ise vakum empregnasyon yöntemi ve ardından dondurarak kurutma işlemi yapılmıştır. Bir ay süresince zeytinin yüzeyindeki enkapsüle probiyotik hücrelerin canlılığının takibi yapılarak enkapsüle edilmeyen probiyotik zeytin örnekleriyle karşılaştırılması yapılmıştır. %9 ksilan ve %9 peyniraltı suyu proteini konsantresi kullanılarak yapılan enkapsülleme en yüksek verimliliğe sahiptir. Dört ay sonunda L. pentosus? un canlı kalma oranı %82?dir. Gemlik zeytin yüzeyine probiyotik tutundurmak için yapılan vakum empregnasyon ve dondurarak kurutma sonrasında, bakteri canlılığı sabit kalmıştır. Zeytin yüzeyinde hem enkapsüle hem de serbest haldeki L. pentosus canlılığını önemli ölçüde korumuştur. Kontrol bakteri olarak kullanılan Lactobacillus plantarum DSM 1954, enkapsüle halde zeytin yüzeyinde canlılığını korurken serbest halde canlılık kaybı gözlenmiştir. Enkapsüle bakterilerin gemlik zeytin yüzeyine empregnasyonunda başlangıçta 6,2-6,3 log KOB/g olan her iki probiyotik bakterinin canlılığında 4 hafta sonunda önemli bir değişim gözlenmemiştir. Serbest halde empregne edilen L. pentosus zeytin yüzeyinde canlılığını korurken 4 hafta sonunda serbest L. plantarum 5,33 log KOB/g olarak sayılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre enkapsüle edilen probiyotiklerin gemlik zeytin üzerine empregnasyonu gerçekleştirilerek, mide-bağırsak sistemi sağlığı açısından zeytin, probiyotik bakteriler için uygun bir taşıyıcı olabilir.
  • Article
    Uv-c Uygulamasının Sıvı Yumurta Beyazının Mikrobiyolojik Kalitesi Üzerine Etkisi
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2010) Ünlütürk, Sevcan; Baysal, Ayşe Handan; Atılgan, Mehmet R.
    Sıvı yumurta beyazı, kabuğundan ayrılmış yarı geçirgen (opak) görünümlü yumurta ürünüdür. Sıvı yumurta beyazı, düşük sıcaklık ve kısa sürelerde pastörize edilerek dayanıklı hale getirilmektedir. Ancak yüksek protein içeriği nedeni ile ısıl işlem ürün kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışma, ısıl işleme alternatif olarak öne sürülen UV-C ışınlama yöntemiyle sıvı yumurta beyazının mikrobiyolojik kalitesinin incelenmesini kapsamaktadır. Bu amaçla; yumurta beyazı örnekleri, E. coli 0157-.H7 (ATCC 700728), L. innocua (NRRL-B 33314) ve E. coli K-12 (ATCC 25253) ile inoküle edilerek belli dozlarda UV-C ışın uygulamasına tabi tutulmuştur. Denemeler 0-100 mJ/cm2UV doz aralığı ve 1.315 mW/cm2 UV şiddetinde, laboratuvar ölçekli UV dezenfeksiyon cihazı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, E. coli 0157:H7, E. coli K-12 ve L. innocua sayılarında maksimum 3.206±0.777 log, 2.719±0.63 log ve 2.624±0.268 log kob/mL azalma saptanmıştır. Sıvı yumurta beyazı üretiminde, UV-C ışınlarının bir ön işlem olarak kullanılabileceği ve ürünün mikrobiyolojik stâbilitesini artırılabileceği sonucuna varılmıştır.
  • Book Part
    Citation - Scopus: 21
    Short-Wave Ultraviolet Light Inactivation of Pathogens in Fruit Juices
    (Elsevier, 2018) Baysal, Ayşe Handan
    Fruit juice processing techniques are continuously developing to conform to modern consumer demands for safe, nutritious, tasty, natural, and fresh-like products. Short-wave ultraviolet (UV-C) light has been proven to be a suitable alternative processing method because of its positive consumer image and low processing cost. The use of UV-C light at 253.7. nm for food processing is safe and has been approved as an alternative treatment to reduce pathogens and other microorganisms in the production, processing, and handling of foods. The bactericidal mechanism of UV-C is based on the absorption of UV-C light by microbial DNA or RNA structures and the formation of pyrimidine dimers, preventing replication, making pathogens inactive and unable to cause infection. Fruit juices have a range of optical and physical properties and diverse chemical compositions that influence UV-C efficacy. Thus, this chapter describes the effect of UV-C light applications on the inactivation of pathogens in fruit juice and critical factors to ensure efficient treatment. © 2018 Elsevier Inc. All rights reserved.
  • Conference Object
    Microbiological Risk Assessment and Preventive Actions in Bakery and Beverage Industries in Estonia, Slovenia and Turkey
    (Technical Research Center of Finland, 2008) Baş, Duygu; Baysal, Ayşe Handan; Ehavald, Helen; Eroğlu, Erdal; Filip, Sebastjan; Köksal, Fatma; Marin, Monika; Perne, Gregor; Türetgen, İrfan; Weiss, Martina; Akdoğan, Günay; Veskus, Tiina
    Risks from microbiological hazards are of immediate and serious concern to human health. Microbiological Risk Analysis (MRA) is a process consisting of three components: risk assessment (RA), risk management (RM), and risk communication (RC), which have the overall objective to ensure public health protection. The MRA process should include quantitative information to the greatest extent possible in the estimation of risk. A MRA should be conducted using a structured approach. Since MRA is a developing science, implementation of the guidelines may require a period of time and may also require specialized training in the countries that consider it necessary. This may be particularly the case for developing countries. This document deals with risk assessment, which is a key element in assuring that sound science is used to establish standards, guidelines and other recommendations for bakery and beverage safety to enhance consumer protection and facilitate international trade. This document will be of primary interest to governmental and research organizations, companies, and other interested parties who need to prepare a MRA will find it valuable.
  • Conference Object
    Citation - Scopus: 1
    Short Wave Ultraviolet Light (uvc) Disinfection of Surface - Inhibition of Alicyclobacillus Acidoterrestris Spores on Agar Medium
    (Technical Research Center of Finland, 2008) Baysal, Ayşe Handan; Ünlütürk, Sevcan
    Alicyclobacillus species are thermoacidophilic spoilage spore-formers found in soil. The spores can survive the normal hot fill processes that are carried out on commercial fruit juices. It seems likely that fruit in contact with soil are susceptible to contamination by Alicyclobacillus. Beverage ingredients e.g. liquid sugar are also a potential contamination sources. Alicyclobacillus has also been isolated from citrus processing lines.
  • Conference Object
    Bacterial Foodborne Pathogens of Concern
    (VTT Technical Research Center of Finland, 2007) Roasto, Mati; Reinmüller, Berit; Vokk, Raivo; Baysal, Ayşe Handan; Polanc, Julijana; Veskus, Tiina; Juhkam, Kadrin; Terentjeva, Margarita; Mackiw, Elzbieta
    A high level of protection of public health is one of the fundamental objectives of food law as laid down in regulations (EC) No 178/2002 and 852/2004. Throughout the European Union (EU) consumers are requiring the food industry to provide them with an increasing range of safe, nutritious and healthy foods of high sensory quality and increased shelf life. To meet the demand for healthier food of high sensory quality, the use of additives and preservatives is being reduced or eliminated and minimal processing techniques introduced. To increase food safety and quality considerable amount of time, effort and money has been spent to food safety control and management (ISO 22000:2005) systems including better packaging methods and improved new pathogen detection methods.
  • Conference Object
    Sanitation of Liquid Egg Products by Nonthermal Processes: Haccp and Inactivation Studies
    (Technical Research Center of Finland, 2009) Baysal, Ayşe Handan
    Foodborne disease outbreaks involving Escherichia coli O157:H7 and Salmonella enteriditis in liquid egg products (LEPs) are the major public health concern. Egg is a principal source of the S. enteritidis able to colonize the ovarian tissue and is present within the contents of intact shell eggs. Most of the S. enteritidis outbreaks have been associated with shell eggs or egg containing products. Although statutory action has been taken at breeding flock level, contaminated eggs and LEPs remain the main source of infection. The special facility of S. enteritidis to cause prolonged infection of the avian reproductive tract has been a major factor in vertical transmission of the organism from breeding flocks and internal contamination of eggs is thought to have been the major factor in its spread S. enteritidis localizes in glandular parts of the reproductive tract.