Architecture / Mimarlık

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/24

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Research Project
    Çok katlı konut yapılarının enerji performansları ile tasarım verimlilik göstergeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
    (2012) Kazanasmaz, Zehra Tuğçe; Ekmen, Kenan Evren; Turhan, Cihan; Gökçen Akkurt, Gülden; Erlalelitepe, İlknur
    Enerji verimliliği, kaliteli konut tasarımında ciddi bir konu olarak önem taşımaktadır. Binaların mimari konfigürasyonlarının ve tasarım normlarının da enerji performansına doğrudan etkisi olduğu bilinmektedir. Avrupa Birliği içerisinde enerji tüketimini azaltmak için çıkartılan enerji verimliliği yasaları dikkate alındığında, Türkiye, halen, Avrupa Birliği’nin en son çıkan Binalarda Enerji Performansı Yönergesi 2010/31/EC’ e uymak için yönetmelikler çıkarmakla yükümlüdür. Türkiye’nin en yeni yönetmeliği, mevcut binaların enerji performansının değerlendirilmesi hakkında bilgi gerektirmektedir. Böylece, bu çalışma İzmir’ deki konut binalarının enerji performanslarını belirlemeyi, istatistiksel analizlerle enerji performansları ile tasarım verimlilik göstergeleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Uygulama projeleri elde edilerek belirli alan bazlı oranlar ve bina ölçüleri mimari tasarım göstergeleri olarak belirlenmiştir. Örnek binaların enerji performansları, Türk standardı olan TS825 ile Avrupa standardı olan EB ISO 13790’ı temel alarak hazırlanan Konutlarda Enerji Performansı Standart Değerlendirme Metodu (KEP-SDM) kullanılarak belirlenmiştir. Sonuçlar bize öylesine bir ipucu sunmaktadır ki değişkenler arasındaki etkileşim ile bunların binaların enerji performansı ve CO2 salımlarına olan etkilerinin düşünülmesi gereklidir. Ayrıca, elde edilen bulgular, ülkemizde örnek seçilen bir şehir olan İzmir’deki konut bina stoğu hakkında da geribildirim sağlamaktadır.
  • Research Project
    Çift cidarlı cephelerin akış ve enerji modellemesi yapılarak performanslarının nicel olarak incelenmesi ve sundukları mimari olanakların nitel sorgulaması
    (2015) Başaran, Tahsin; Erek, Aytunç; Ersoy, Ufuk; İnan, Tuğba; Kutluay, Pınar
    Sürdürülebilir, enerji etkin bina arayışı, mimaride gün geçtikçe belirleyici bir rol kazanmaktadır. Bu yaklaşım ulusal ve uluslararası boyutta bina performans standartlarını tanımlamakta ve dolayısıyla mimari tasarım ve sürecinin gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda enerji kayıplarını minimuma indirmeyi ve kullanılan enerjiden maksimum düzeyde faydalanmayı hedefleyen yapı kabuğu sistem arayışı üzerine yapılan araştırmalar mimari söylemde gittikçe önemli bir yer kazanırken, yapı sektöründe çift cidarlı cam cephe sistemlerinin kullanımı küresel ölçekte yaygınlaşmaktadır. Bu projede öncelikle çift cidar cepheye ilişkin niteliksel bir kavram sorgulaması, tarihsel gelişme süreci ışığında gerçekleştirilmiştir. Projenin deneysel boyutu ise iç ve dış ortam şartlarının yaratıldığı iki mekân arasındaki çift cidar cephe uygulamasında farklı çalışma koşulları için akış ve ısı transferi analizlerini içermektedir. Bu bağlamda çift cidar cephe kavitesindeki doğal ve zorlanmış taşınım koşulları altında, güneş ışınımı etkilerinin göz önüne alınıp alınmadığı durumlar için, kararlı ve zamana bağlı analizler sayısal ve deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kavitede farklı perfore saç uygulamasının yarattığı basınç düşümünün etkileri de deneysel olarak incelenmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 7
    İşlev değişikliğinin tarihi yapılar üzerine etkileri “Alsancak Levanten Evleri örneği”
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2015) Gazi Gezgin, Aylin; Boduroğlu, Elvin
    Social change brings with it new human needs and activities, and in every era humans create and recreate spaces, and hence structures, according to these needs and activities. This means that structures, and their parts, need to undergo change in terms of space and function to adapt to different functionalities and conditions. One understanding of preservation is based on the idea that with a change in function, historical structures which have outlived their original purpose are given new life and once again are made part of the urban landscape. Instances of functional change are most often seen in monumental and historical industrial structures, and in the examples of civil architecture remaining in areas set aside for housing settlements as a result of rapid urbanization. It is important, however, that any functional change made to a historical structure serves to protect the architectural value, meaning and memory of the structure. Alsancak is home to a large number of historical Levantine houses, many of which, following rapid urbanization in the 1970s, have had to change their function to that of bar or cafe. The main purpose of this study was to evaluate the effect of the re-functioning on these houses in Alsancak, and to make some recommendations on both the processes involved in re-functioning, and on the current legal regulations governing these processes with a view to ameliorating the negative effects of re-functioning on such structures.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Hafıza Kutusu: Bir Kentsel Kolektif Bellek Deneyi(mi)
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2017) Doğu, Tuba; Varkal Deligöz, Melis
    Kentsel tasarımda kullanıcı katılımına verilen önem son yıllarda tüm dünyada artış göstermektedir. Türkiye’de de gerek yerel yönetimlerin teşviği, gerekse sivil insiyatifler ve mahalle örgütlenmeleriyle kentsel mekânların şekillenmesini gözlemlemek mümkündür. Buradan yola çıkan bu çalışma, 1960’lardan bu yana İzmir Güzelyalı’da yer alan bir kültür mekânının mahalleli eliyle dönüşümünü inceler. Sözlü tarih çalışmalarına yeni bir yöntem önerisi sunar ve mahallelinin ne denli etkin olduğunu okumak adına bir hatırlama süreci kurgular. Bu kurgu, kolektif bellek üzerinden kamusal bir yerleştirme olup, anlatılar ardındaki kolektif motivasyonu inceler. Amaç, geçmişi günümüzde okuyarak, kentsel mekânlarda yeni sivil eylemlere ışık tutmaktır.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Mısır, Etrüsk, Roma: Piranesi ve Bir On Sekizinci Yüzyıl Tartışması
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2008) Ek, Fatma İpek; Şengel, Deniz
    One crucial debate that resonated in eighteenth-century Europe concerned the origins of European architecture whose effects continue to inform present-day notions of the same. Numerous important eighteenth-century works were produced in the context of emergence of the discipline of architectural history. In this architectural, historical, and archaeological framework, Venetian architect and scholar Giovanni Battista Piranesi (1720- 1778) played an important role by his visual and literary works as well as original approach to history. Piranesi developed a history of architecture that was not based on the East/West division and the separation of continents. In opposition to writers like Winckelmann who rooted the origin of Roman architecture in the Greek, he claimed that Roman architecture derived from the Etruscan which found its roots in Egypt. Discussion of roots depended on the eighteenth century on aesthetical theory interpreting Grecian architecture as ‘beautiful’ and Roman -thus Egyptian- as ‘sublime’. It was in this lively intellectual environment that Piranesi searched the origins of Roman -and thus the whole Europeanarchitecture. His works were, however, misinterpreted as being Orientalist by contemporary scholars following Said.
  • Article
    Aydınlatma Kontrol Sistemlerinin Kullanıcı Memnuniyeti Üzerindeki Etkisine Eleştirel Bir Bakış
    (Manisa Celâl Bayar Üniversitesi, 2016) Cılasun Kunduracı, Arzu; Kazanasmaz, Zehra Tuğçe
    Otomatik aydınlatma kontrol sistemleri, yapay aydınlatma tüketimini düşürme amacı ile günümüzde sıklıkla kullanılmaktadır. Farklı çeşitleri ile kullanımı giderek yaygınlaşan otomatik aydınlatma kontrol sistemleri, teknolojinin ve bina enerji yönetim sistemlerinin gelişmesi ile enerji tasarrufunu kullanıcı memnuniyetinden ödün vermeden sağlamayı hedeflemektedir. Bu teknolojik uygulamaların enerji açısından verimliliği pek çok araştırma ile ortaya çıkarılmış, alan çalışmalarıyla elde edilen verilerle ve örneklerle açıklanmıştır. Ancak, söz konusu sistemlerin enerji tüketimine sağladığı katkının dışında kullanıcı memnuniyeti ile kurduğu ilişki üzerinde az durulmuş bir konudur. Halbuki yapılar, kullanıcıları için tasarlanıp uygulanır. Bu sebeple, öncelikli hedeflerden biri kullanıcı memnuniyetini sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, literatürdeki aydınlatma kontrol sistemlerini inceleyen çalışmaların kullanıcı memnuniyeti açısından yaptığı değerlendirmeler ve söz konusu sistemlerin kullanıcı ile kurduğu ilişkiler incelenecektir. Bu incelemede, çeşitli aydınlatma kontrol sistemi türleri (varlık, günışığı ve zaman ayarlı kontrol sistemleri) ele alınıp, kullanıcı memnuniyeti açısından literatürde yer alan çalışmalar üzerinden tartışılmıştır.
  • Article
    Modern ve Skolastik: Ruskin'in İncelenmemiş Bir Önsözü
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2006) Şengel, Deniz
    In the brief Preface to the second edition of The Seven Lamps of Architecture published in 1855, John Ruskin identified four kinds of admiration viewers might feel regarding an architectural work: Sentimental Admiration, Proud Admiration, Workmanly Admiration, Artistical or Rational Admiration. Unexplored by Ruskin critics, the Preface poses significant interpretive problems: neither the Preface nor the elaboration of the fourfold typology contained in it bears reference to the content of The Seven Lamps which had first appeared in 1849. The key lies in the Preface's explicit and implicit references to The Stones of Venice which Ruskin had published in 1853 and to the latter work's all-important middle chapter entitled "The Nature of Gothic." Read in conjunction with "The Nature of Gothic," the 1855 Preface emerges as a belated gloss to The Stones, witnessed above all in the coalescence of the complementary notions of production and reading of the Gothic in both articles. "The Nature of Gothic" further offers the clue to the source of the fourfold typology and to Ruskin's employment of the term admiration by identifying the reading of architectural works with textual reading, viz. the reading of Gothic cathedrals with the reading of epic poetry. The representation of Gothic cathedrals and the reference to Dante offer certain proof that Ruskin found the prototype of the fourfold typology and admiration in the Scholastic elaboration on the four levels of Biblical exegesis and on admiratio as, again, a mode of reading the Bible and viewing religious painting. In fact, Ruskin's treatment of the fourfold typology and admiration follows as it were in verbatim fashion the description of Dante's adaptation of the Biblical modes to the reading of his Divine Comedy in the "Epistle to Can Grande" as well as Dante's sources in Aristotle, Aquinas, and Bonaventure. Ruskin's radical reduction, found much puzzling by critics today, of the value of architecture to the value of the painting and sculpture contained in an edifice underscores the medieval conception of admiratio that had particularly flourished in the era of Gothic architecture. Not only will these findings compel us further to revise our notion of Ruskin's stance toward the Evangelical Protestantism of his day as well as add to the demonstration of the author's commitment to Gothic architecture, but they equally call for re-investigating Ruskin as a major force in the assimilation of architecture into the then-burgeoning discipline of art history.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Çok Fonksiyonlu Form Değiştirebilir Köprü Tasarımı için İki Serbestlikli Strüktürel Mekanizma Önerisi
    (Gazi Üniversitesi, 2017) Gür, Şebnem; Yar, Müjde; Korkmaz, Koray
    Hareketli köprüler ilk zamanlar korunma ihtiyacı ile tasarlanmıştır. Modern zamanlarda ise ulaşımıkolaylaştırmak için geliştirilmeye devam edilmektedir. Sabit köprülerin aksine farklı kullanım senaryolarınıdesteklemeleri sebebiyle tercih edilmektedirler. Bu yazıda mevcut hareketli köprüler kinematik özellikleriaçısından tanıtılmış, hangi kullanım seneryolarını destekledikleri ve eksik kaldıkları yönler açıklanmıştır.Daha sonra güncel bir örnek olan Rolling Bridge'de kullanılmış strüktürel mekanizmanın tasarım prensiplerden yararlanarak, tüm kullanım senaryolarını destekleyen form değiştirebilen köprü için çokdevreli ve iki serbestlikli yeni bir strüktürel mekanizma önerilmiştir. Son olarak mekanizmanın pozisyonanalizi yapılarak Microsoft Excel® ortamında gerçekleştirilen grafik sunulmuştur
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Kırılan Temsiliyet : Libeskind'de Bellek,tarih ve Mimarlık
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009) Maden, Feray; Şengel, Deniz
    Mimarisini ‘yokluk,’ ‘yitirilmişlik’ ve ‘bellek’ kavramları üzerinden çizgiler, çarpıtılmış açılar, kesişen geometriler ve boşluklar etrafında kurgulayan Daniel Libeskind, çok disiplinli mimarisi ve radikal yaklaşımları ile kuşkusuz mimarlık kuram ve pratiğini etkileyen ustaların başında gelmektedir (1). Bellek ve tarihin ‘izleri’ üzerinde şekillenen projeleri ve çoğunlukla da müze yapıları ile karşımıza çıkan Libeskind, Rönesanstan bu yana süregelen mimarlıkta temsiliyet sorunsalı, mimarî temsil ve temsilin mimarlığı gibi tartışmalara, sergilediği aykırı mimari ile yeni bir yön kazandırmaktadır. Makalenin hedefi, Libeskind’in proje ve çizimleri üzerinden, mimarın tarihi yorumlaması çerçevesinde temsiliyet sorununu irdelemektir. Bu irdeleme, mimarlık ile tarih arasında kurulan ilişki bakımından birbirinden farklılaşan modern ve postmodern dönemler arasında kendisine yeni bir konum bulan Libeskind’in tarih anlayışını bir kez daha gözden geçirerek yorumlamayı amaçlamaktadır. Yazı ayrıca Libeskind mimarisinin, mimarlığın geleneksel temsillerinden farklılaşarak disiplinler arası bir yaklaşımla diğer alanlarla kurduğu ilişkiyi sorgulamayı da hedeflemektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 6
    'modern Konut' Olarak Xıx. Yüzyıl İzmir Konutu: Biçimsel ve Kavramsal Ortaklıklar
    (Middle East Technical University, 2009) Çıkış, Şeniz
    Dünyanın değişik coğrafyalarında, Batı’yla eş zamanlı ve Batı’daki gibi tarihin farklı anlarına yayılmış, birbirinden farklı modernleşme biçimlerinin var olabileceğini bugün artık hepimiz biliyoruz (1). Biçimsel kategorilerle algılamayı çoktan bırakmış olmamıza karşın modern mimarlığın yapılı çevreye uyarlamaları konusunda çok büyük ilerlemeler sağladığımız söylenemez (Baydar, 2000). Özellikle yapılı çevrenin büyük bir bölümünü oluşturan ve modern mimarlık tartışmalarının odağında yer alan konut konusunda tarihsel ilerlemeci bir çerçevenin dışına çok az çalışmanın çıkabildiğini görüyoruz. Örneğin “alternatif” ya da “öteki” konut repertuarımız daha çok kadın çalışmaları, evsellik, kısmen de yöresellik alanlarıyla sınırlı kalmakta (2). Oysa elimizde, geniş bir coğrafyaya ve en az iki yüzyıllık bir geçmişe yayılmış, etnik köken, toplumsal sınıf ya da cinsiyet gruplarına ait ve yorumlanmayı bekleyen geniş bir yapı stoku mevcut. Bu stoku oluşturan yapı örüntülerinden biri de XIX. yüzyılda İzmir’de biçimlenen yeni bir konut türü. Makalede, modern konutun temel niteliklerini taşıyan, ancak biçimsel olarak geleneksel konut türlerini çağrıştıran bir tür “öteki konut” olarak XIX. yüzyıl İzmir konutu ele alınmaktadır. Ondokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde, İzmir’de karşımıza çıkan ve hızla tüm kente yayılan bu yeni konut örüntüsünün ilk örnekleri şehrin yeni semtlerinden Punta’da inşa edilmişti. Tıpkı Londra’daki sıra evler ya da Paris’teki apartman blokları gibi, kentin etnik, sınıfsal ve coğrafi her türlü katmanında hâkimiyet kuran bu konut türünün Anadolu ve belki de İmparatorluk sınırları içinde karşımıza çıkan ilk modern konut örnekleri arasında sayılması gerektiği düşüncesi, bu yazının ana tartışma eksenini oluşturmaktadır.