Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / Scopus Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7148

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Article
    Geleneksel Konutlarda Günışığı Aydınlığının Değerlendirilmesi: Kula Geleneksel Konutlarında Başoda
    (Gazi Üniversitesi, 2023) Battal, Cansu; Kazanasmaz, Zehra Tuğçe; İpekoğlu, Başak
    Daylighting is one of the main factors among the features that determine the original space qualities in traditional houses. Illuminating the space with daylight also determines its ambience. Daylighting criteria should be considered among the features to be preserved in the usage decisions. In traditional dwellings in Anatolia, the main room is the most lavish room, which has projections and is surrounded by windows on three sides. Therefore, in the buildings which are conserved for reuse, the main room should maintain its original daylighting features. The aim of this study is to draw attention to the maintenance of daylighting features in the restoration decisions of traditional dwellings. Within the scope of the study, daylight performance of the main rooms of Kaçiklar and Zabunlar Houses selected in Kula, Manisa was evaluated. The daylight illuminance of the main rooms was measured during the four seasons; by calculating the ratio of the window area to the floor and wall areas, reflectance of surface materials and normal-normal transmittance of window glass were calculated. Results showed that daylight illuminance of the main room in Kaçiklar House was not sufficient for all four seasons, while it was in Zabunlar House. As a result, while the restoration decisions are developed, opening the closed window in the main room of Kaçiklar House, cleaning the paint on the top windows and and selecting a light-coloured wall finishing material will increase the reflectance value and will positively affect the daylight illuminance; in Zabunlar House, on the other hand, removing the existing wooden glazing in the sofa in order to increase the daylight provided through the sofa and increasing the reflectance value by choosing a light-coloured wall finishing material will increase the daylight illuminance of the main room.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 2
    Mimari Habitusun Eşiği Olarak İlk Yıl Mimari Tasarım Stüdyoları
    (Middle East Technical University, 2021) Çil, Ela; Demirel Özer, Sinem
    This study considers the first year design studio, not only as an environment in which knowledge and skills about the profession are transferred, but also as a threshold where students move into a new culture of values and ideas specific to the discipline. The inter-studio interaction between the instructor and the student, which stands out as the basic strategy of studio instructions, plays a critical role in the socialization of students into a new culture. This article is sharing a portion of a research, which is conducted in the architecture faculties of 14 universities in Turkey, and it enables us to discuss the interaction and cultural adaptation taking place in the studio. One of the highlights in the results of the research is the difference between the experience and evaluation of the studio's main objectives from the perspective of instructors and students. This difference sheds light on how the values that are thought to be conveyed in the studio are actually understood by the students. The concept of habitus, which Pierre Bourdieu points out as the limits of action in a culture that are almost beyond the grasp of the consciousness of the members of that culture, and Jacques Ranciere's and Paulo Freire's critical approaches to current pedagogical systems outline the theoretical framework within which we discuss our findings. In addressing architectural education as a form of cultural policy, our goal is to confront the uncertainty that characterizes the first year design studio and create a sphere to debate the challenges that the first year studio culture poses for students and instructors.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Mısır, Etrüsk, Roma: Piranesi ve Bir On Sekizinci Yüzyıl Tartışması
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2008) Ek, Fatma İpek; Şengel, Deniz
    One crucial debate that resonated in eighteenth-century Europe concerned the origins of European architecture whose effects continue to inform present-day notions of the same. Numerous important eighteenth-century works were produced in the context of emergence of the discipline of architectural history. In this architectural, historical, and archaeological framework, Venetian architect and scholar Giovanni Battista Piranesi (1720- 1778) played an important role by his visual and literary works as well as original approach to history. Piranesi developed a history of architecture that was not based on the East/West division and the separation of continents. In opposition to writers like Winckelmann who rooted the origin of Roman architecture in the Greek, he claimed that Roman architecture derived from the Etruscan which found its roots in Egypt. Discussion of roots depended on the eighteenth century on aesthetical theory interpreting Grecian architecture as ‘beautiful’ and Roman -thus Egyptian- as ‘sublime’. It was in this lively intellectual environment that Piranesi searched the origins of Roman -and thus the whole Europeanarchitecture. His works were, however, misinterpreted as being Orientalist by contemporary scholars following Said.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Çok Fonksiyonlu Form Değiştirebilir Köprü Tasarımı için İki Serbestlikli Strüktürel Mekanizma Önerisi
    (Gazi Üniversitesi, 2017) Gür, Şebnem; Yar, Müjde; Korkmaz, Koray
    Hareketli köprüler ilk zamanlar korunma ihtiyacı ile tasarlanmıştır. Modern zamanlarda ise ulaşımıkolaylaştırmak için geliştirilmeye devam edilmektedir. Sabit köprülerin aksine farklı kullanım senaryolarınıdesteklemeleri sebebiyle tercih edilmektedirler. Bu yazıda mevcut hareketli köprüler kinematik özellikleriaçısından tanıtılmış, hangi kullanım seneryolarını destekledikleri ve eksik kaldıkları yönler açıklanmıştır.Daha sonra güncel bir örnek olan Rolling Bridge'de kullanılmış strüktürel mekanizmanın tasarım prensiplerden yararlanarak, tüm kullanım senaryolarını destekleyen form değiştirebilen köprü için çokdevreli ve iki serbestlikli yeni bir strüktürel mekanizma önerilmiştir. Son olarak mekanizmanın pozisyonanalizi yapılarak Microsoft Excel® ortamında gerçekleştirilen grafik sunulmuştur
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Kırılan Temsiliyet : Libeskind'de Bellek,tarih ve Mimarlık
    (Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009) Maden, Feray; Şengel, Deniz
    Mimarisini ‘yokluk,’ ‘yitirilmişlik’ ve ‘bellek’ kavramları üzerinden çizgiler, çarpıtılmış açılar, kesişen geometriler ve boşluklar etrafında kurgulayan Daniel Libeskind, çok disiplinli mimarisi ve radikal yaklaşımları ile kuşkusuz mimarlık kuram ve pratiğini etkileyen ustaların başında gelmektedir (1). Bellek ve tarihin ‘izleri’ üzerinde şekillenen projeleri ve çoğunlukla da müze yapıları ile karşımıza çıkan Libeskind, Rönesanstan bu yana süregelen mimarlıkta temsiliyet sorunsalı, mimarî temsil ve temsilin mimarlığı gibi tartışmalara, sergilediği aykırı mimari ile yeni bir yön kazandırmaktadır. Makalenin hedefi, Libeskind’in proje ve çizimleri üzerinden, mimarın tarihi yorumlaması çerçevesinde temsiliyet sorununu irdelemektir. Bu irdeleme, mimarlık ile tarih arasında kurulan ilişki bakımından birbirinden farklılaşan modern ve postmodern dönemler arasında kendisine yeni bir konum bulan Libeskind’in tarih anlayışını bir kez daha gözden geçirerek yorumlamayı amaçlamaktadır. Yazı ayrıca Libeskind mimarisinin, mimarlığın geleneksel temsillerinden farklılaşarak disiplinler arası bir yaklaşımla diğer alanlarla kurduğu ilişkiyi sorgulamayı da hedeflemektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 6
    'modern Konut' Olarak Xıx. Yüzyıl İzmir Konutu: Biçimsel ve Kavramsal Ortaklıklar
    (Middle East Technical University, 2009) Çıkış, Şeniz
    Dünyanın değişik coğrafyalarında, Batı’yla eş zamanlı ve Batı’daki gibi tarihin farklı anlarına yayılmış, birbirinden farklı modernleşme biçimlerinin var olabileceğini bugün artık hepimiz biliyoruz (1). Biçimsel kategorilerle algılamayı çoktan bırakmış olmamıza karşın modern mimarlığın yapılı çevreye uyarlamaları konusunda çok büyük ilerlemeler sağladığımız söylenemez (Baydar, 2000). Özellikle yapılı çevrenin büyük bir bölümünü oluşturan ve modern mimarlık tartışmalarının odağında yer alan konut konusunda tarihsel ilerlemeci bir çerçevenin dışına çok az çalışmanın çıkabildiğini görüyoruz. Örneğin “alternatif” ya da “öteki” konut repertuarımız daha çok kadın çalışmaları, evsellik, kısmen de yöresellik alanlarıyla sınırlı kalmakta (2). Oysa elimizde, geniş bir coğrafyaya ve en az iki yüzyıllık bir geçmişe yayılmış, etnik köken, toplumsal sınıf ya da cinsiyet gruplarına ait ve yorumlanmayı bekleyen geniş bir yapı stoku mevcut. Bu stoku oluşturan yapı örüntülerinden biri de XIX. yüzyılda İzmir’de biçimlenen yeni bir konut türü. Makalede, modern konutun temel niteliklerini taşıyan, ancak biçimsel olarak geleneksel konut türlerini çağrıştıran bir tür “öteki konut” olarak XIX. yüzyıl İzmir konutu ele alınmaktadır. Ondokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde, İzmir’de karşımıza çıkan ve hızla tüm kente yayılan bu yeni konut örüntüsünün ilk örnekleri şehrin yeni semtlerinden Punta’da inşa edilmişti. Tıpkı Londra’daki sıra evler ya da Paris’teki apartman blokları gibi, kentin etnik, sınıfsal ve coğrafi her türlü katmanında hâkimiyet kuran bu konut türünün Anadolu ve belki de İmparatorluk sınırları içinde karşımıza çıkan ilk modern konut örnekleri arasında sayılması gerektiği düşüncesi, bu yazının ana tartışma eksenini oluşturmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    İzmir’deki Ulaştırma Projelerinin Kentsel Eğilimlere Etkileri
    (TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 2008) Duvarcı, Yavuz; Selvi, Ömer; Günaydın, Hüsnü Murat; Gür, Güneş
    İzmir’deki önemli ulaştırma projelerinin kentsel eğilimlere olan etkileri Delphi yöntemi sonuçları temel alınarak analiz edilmiştir. Delphi yöntemine göre yakınsama sağlanmış etkiler, sonrasında daha anlamlı ve özet sonuçlar elde etmek amacıyla toplamdaki etkiler yöntemiyle yeniden değerlendirilmiştir. Yönteme göre, mutlak toplam etkilere (MED), net toplam etkilere (NED) ve en genel anlamda etki yeterlik düzeylerine bakılarak genel sonuçlara ulaşılmıştır. En etkili (olumlu/olumsuz yönde) projeler, bütünleştirilmiş raylı toplu taşıma sistemi, mevcut İzmir limanının geliştirilmesi; en fazla etkilenen sosyoekonomik eğilimler ise turizm sektöründeki gelişim, ekonomik gelişme, hava kirliliği ve özel araç kullanım oranı olarak çıkmıştır.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Çevre Psikolojisi Kavramlarıyla Bir Filmin Analizi: Thx 1138
    (Middle East Technical University, 2013) Kılıç Çalğıcı, Pınar
    There is a space-based interaction between environmental psychology, architecture and cinema. In order to exemplify this interaction, the basic concepts of environmental psychology are utilized in the study of a dystopian science fiction film THX 1138 (Lucas, 1971). It is observed that the reinterpretation of the basic concepts of environmental psychology strengthened the dystopic fiction of the film, THX 1138 as a case. From this point of view, the interaction among environmental psychology, architecture and cinema are explained by following a deductive methodology. In the content of this study, firstly the interaction among environmental psychology, architecture and cinema is discussed before analyzing the spaces of the film. This analysis has shown that some of the basic concepts of environmental psychology are reinterpreted through the spaces of the film. The reinterpretations are as follows: 'place attachment', 'place identity', 'privacy', 'spatial perception' and 'territoriality'. Especially among these concepts, the concept of 'privacy' is found to be important to strengthen the dystopic fiction of the film. It is also observed that, this characteristic of the film is founded on the loss of the fundamental rights and freedoms due to normalization of the absence of privacy by the society. With its emphasis on the interaction among environmental psychology, architecture and cinema this paper sets out to clarify this interaction by spatial readings made from the selected film.
  • Article
    Citation - Scopus: 4
    Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi Izmir Konutu: Yerellik ve Melezlik
    (Middle East Technical University, 2011) Çıkış, Şeniz
    Birinci Ulusal Mimarlık Hareketi ilk kez Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde biçimlenmiş, Cumhuriyetin ilanından sonra da devletin kurucuları tarafından tercih edilmişti. Daha çok resmi yapılardan tanıdığımız bu üslup 1930 yılı sonrasında hızla gözden düşerek yerini başka mimari yaklaşımlara bırakmıştı. Modern Mimarlık Tarihi yazını tarafından tanımlanması ise çok sonralara 1970’li yıllara rastlamıştı. Birinci Ulusal Mimarlık Hareketi bu yazında ulus-devlet deneyimi ve onun ideolojik çerçevesinde kurgulanmıştı. Kuramsal altyapı ile mimari biçim sıkıca ilişkilendirilmiş, geçerliliğini uzunca bir süre koruyacak olan açıklayıcı bir model geliştirilmişti. Bu nedenle yani kuram ve biçim arasında kurulan güçlü bağlantılar nedeni ile Birinci Ulusal Mimarlık Hareketinin repertuarı kısıtlı kalmış, pek çok önemli yapı ve yapı grubu kimi görsel nitelikleri taşımadığı için değerlendirmeye tabi tutulamamıştı.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 2
    Tarihi Konutların Yeniden Kullanımında Geleneksel Ocakların Güncel Isıtma Yüklerini Karşılama Etkinliği: Güneybatı Anadolu’dan Örnekler
    (Gazi Üniversitesi, 2023) Timur, Barış Ali; Başaran, Tahsin; İpekoğlu, Başak
    Anadolu tarihi konutlarında ısıtma elemanı olarak yaygın kullanılan geleneksel ocaklar, estetik önemleri yanında fonksiyonel değerler taşır. Bu elemanların ısıl özelliklerinin belirlenmesi, tarihi konutların yeniden kullanımlarında ısıl konforun sağlanması için uygulanacak olası müdahalelerin kapsamının saptanması bakımından belirleyici bir değerlendirme alanıdır. Bu çalışmanın amacı, geleneksel ocakların, güncel kullanım senaryolarına bağlı olarak ısıl ihtiyaçları karşılama potansiyelinin belirlenmesidir. İncelenen yapı türü, açık sofalı tarihi konutlardır. Çalışmanın yöntemi, kırsal ve kentsel yerleşmelerden seçilmiş örnek iki konutta yıllık ısıl ölçümlerin alınması, yapılarda kullanılan yapım malzemelerinin termofiziksel özelliklerinin laboratuvar ölçümleriyle belirlenmesi ve yapıların DesignBuilder v5.4.0.21 yazılımında modellenerek zamana bağlı ısıl analizlerinin, modelin doğrulanması yapıldıktan sonra, gerçekleştirilmesi aşamalarını kapsamaktadır. Analizlerle belirlenen mekânsal birim zamandaki ısınma enerjisi ihtiyacının zamana bağlı değişim değerleri, örnek konutlarda bulunan ocakların maksimum ısıtma güçleriyle karşılaştırılmış ve ocakların ısıl ihtiyaçları karşılama oranları bulunmuştur. Sunulan analiz süreçlerinin, tarihi konutlar için kurgulanacak ısıtma sistemi değerlendirmelerine yöntem açısından katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda, kentsel konutta bulunan üç ocaktan ikisinin bulundukları mekânlar için yüksek düzeyde yeterli olduğu, bir ocağın ise daha yetersiz kaldığı; kırsal konutta ise analizi yapılan her iki ocağın da yeterli ısıtma düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Böylece, incelenen yapılarda tasarlanacak olası ısıtma düzenlemelerinin kapsamının belirlenmesine yönelik veriler oluşturulmuştur.