Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
15 results
Search Results
Master Thesis Lefebvre'in Mekansal Üçlü Kuramı Üzerinden Müze Gazhane'yi Yeniden Okumak(2025) Baydın, Öykü; Aksugür, İpek AkpınarMekân, yalnızca fiziksel olarak inşa edilen bir varlık değil; toplumsal ilişkiler, güç dinamikleri, kolektif hafıza ve gündelik pratikler aracılığıyla sürekli yeniden üretilen, tarihsel olarak katmanlanan ve her dönemde yeniden anlam kazanan bir süreçtir. Bu tez, İstanbul'un tarihsel olarak en zengin ve çok katmanlı endüstriyel miras alanlarından biri olan Hasanpaşa Gazhanesi'nin dönüşümünü incelemektedir. Uzun yıllar atıl kalan bu alanın, yerel yönetimlerin, uzmanların ve sivil inisiyatiflerin müdahaleleriyle fiziksel, toplumsal ve kültürel boyutlarıyla nasıl yeniden üretildiğini; politik, kültürel ve toplumsal aktörlerin bu sürece katkılarını ve dönüşümün özgün yanlarını ortaya koymaktadır. Tezin kuramsal çerçevesi, Henri Lefebvre'in mekânın üretimi kuramına dayanmaktadır. Bu kuramsal zemin üzerinden çalışma, Gazhane'nin dönüşümünü tasarlanan, algılanan ve yaşanan mekânların etkileşimi çerçevesinde yeniden okuyarak, mekânın tarihsel ve güncel boyutları arasındaki süreklilikleri ve kırılmaları görünür kılmayı hedeflemektedir. Araştırma, arşiv ve medya taramaları, saha gözlemleri, etkinlik takvimleri ve görüşmeleri içeren kapsamlı bir nitel veri setine dayanır. Bu veriler derinlemesine ve sistematik biçimde belgelenmekte ve tasarlanan mekân (mimari projeler ve kurumsal stratejiler), algılanan mekân (gündelik pratikler ve kullanıcı ritimleri) ve yaşanan mekân (kolektif hafıza, olağandışı kamusal karşılaşmalar ve taktiksel müdahaleler) çerçevesinde üç boyutlu olarak okunmaktadır. Bulgular, gönüllü hareketlerin, kurumsal aktörlerin, tasarım ekiplerinin ve kullanıcı pratiklerinin dönüşüm süreci boyunca mekânı sürekli yeniden ürettiğini gösterir; kriz anlarında ortaya çıkan olağandışı karşılaşmalar bu üretime yeni anlam katmanları ekler ve mekânın toplumsal forum niteliğini güçlendirir. Hasanpaşa Gazhanesi'nin endüstriyel üretim döneminden günümüze uzanan çok katmanlı sosyo-mekânsal dokusunu açığa çıkarır; dönüşüm sürecini Henri Lefebvre'in mekânın üretimi kuramı bağlamında kavramsal bir yeniden okumaya açar ve kuramın açıklayıcılığını ve sınırlarını tartışmaya davet eder. Bu yaklaşım, ulusal literatürde endüstriyel mirasın toplumsal boyutuna dair kavrayışı derinleştirir ve uluslararası mekânın üretimi literatürüne Türkiye bağlamından eleştirel bir örnek sunarak yeni tartışmalar için zemin oluşturur.Master Thesis Açık Plan Ofislerde Akustik Ortamın Çalışanların Bilişsel Performansı Üzerindeki Etkisi(2025) İçten, Gökçe; İlal, Mustafa Emre; Karcı, Zeynep SevinçÇalışma ortamının özellikleri, çalışanların genel sağlık durumları ve performanslarını güçlü biçimde etkiler. Açık ofis düzenleri iletişim ve işbirliğini desteklediği için yaygın olarak tercih edilmektedir; ancak fiziksel ayrımların olmaması mahremiyet kaybı ile sürekli görsel ve işitsel uyarımlara yol açabilir. Bu bağlamda gürültü, en belirgin rahatsızlık kaynaklarından biridir çünkü sesin kontrolsüz yayılması dikkati zayıflatabilir ve psikolojik baskı oluşturabilir. Bu nedenle açık ofislerin tasarımında akustik koşulların anlaşılması ve yönetilmesi kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, iki açık ofis ortamında akustik özellikler ile bilişsel performans arasındaki ilişkiyi incelemiştir. İzQ İnovasyon Merkezi (PTR) ve Teknopark İzmir (AMS) ofislerinde üç gün boyunca ses kayıtları alınmış; LAeq ile keskinlik, gürlük, pürüzlülük ve dalgalanma şiddeti gibi psikoakustik parametreler hesaplanmıştır. Çalışanların algısal değerlendirmeleri anketlerle toplanmış, bilişsel performansları ise Stroop Testi, SART ve N-back göreviyle ölçülmüştür. Sonuçlar, AMS'de LAeq, gürlük ve keskinlik değerlerinin daha yüksek olduğunu ve çalışanların gürültüyü daha yoğun algıladığını göstermiştir. Buna rağmen AMS'de bazı bilişsel görevlerdeki hata oranları PTR'den daha düşük bulunmuştur. Keskinlik ve gürlük, rahatsızlık algısıyla pozitif ilişkiler gösterirken; pürüzlülük ve dalgalanma şiddeti dikkat değişkenliği ile daha zayıf ilişkiler sergilemiştir. Genel olarak bulgular, açık ofis akustiğinin etkilerinin çok yönlü olduğunu ortaya koymaktadır. Görev yapısı, bireysel hassasiyet ve çalışma düzeni, gürültünün performansı nasıl etkilediğini şekillendirmektedir. Çalışma, açık ofis planlamasında akustik niteliklerin kullanıcı gereksinimleri ve görev özellikleri ile birlikte ele alınmasının önemini vurgulamaktadır.Master Thesis Bina Yangın Yönetmeliğinin Sayısal Temsili: Dört Katmanlı Temsil Modelinin Tablo Verileri için Genişletilmesi(2025) Çetin, Tarık; İlal, Mustafa Emre; İlal, Sibel MacitBina tasarımının güvenli, işlevsel ve sürdürülebilir olmasını sağlamak için yapı yönetmeliklerine uyum kritik öneme sahiptir. Ancak yapı yönetmeliklerinin dil yapısı, belirsizlikleri ve karmaşık bağlantıları nedeniyle manuel uyumluluk denetimi zaman alıcı ve hataya açık bir süreçtir. Otomatik uyumluluk denetim sistemleri bu süreci iyileştirmeyi amaçlasa da henüz karmaşık ve çok değişkenli tablo verilerini işleme konusunda yetersiz kalmaktadırlar. Bu tez, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliği'nin kaçış yolları ve elemanları ile ilgili maddelere odaklanarak bu kısıtları ele almaktadır. Dört Katmanlı Temsil hibrit modeli temel alınarak, tablo verilerini işleme ve kural temsilini geliştirmek için eklemeler yapılmıştır. Çok katmanlı tablo başlıkları, koşullu bağımlılıklar ve çapraz referanslı maddeler gibi zorluklar bir tablo çözücü metot geliştirilerek aşılmış ve tablo verileri dinamik olarak yorumlanarak kural kontrol sürecine entegre edilmiştir. Ek olarak, görsel programlama tabanlı kaçış yolu hesaplayıcısı YBM ortamında geliştirilerek kaçış yollarının hesaplanması ve doğrulanması sağlanmıştır. Bu entegrasyon, mekânsal uyumluluk kontrollerini gerçekleştirerek tasarımcılara geri bildirim sunmaktadır. Bulgular, genişletilmiş hibrit modelin yangın kaçış kurallarını başarıyla temsil ettiğini göstermektedir. Kaçışla ilgili kuralların %82'sinin temsil edilebilir olduğu belirlenirken, yarı-temsil edilebilinen kurallar ve belirsiz ifadelerin işlenmesi gelecekteki çalışmalar için bir odak noktasıdır. Gelecek çalışmalar dinamik tahliye yolu simülasyonları, yapay zeka destekli kural açıklamaları ve daha verimli Yapı Bilgi Modellemesi iş akışları için Model Görünüm Tanımları ve Bilgi Teslim Kılavuzları gibi standardizasyon araçlarının kullanımı konularını ele alabilirler. Bu çalışma, yapı yönetmeliklerinin dijital dönüşümüne katkı sağlayarak otomatik uyumluluk denetim sistemlerinin doğruluğunu ve ölçeklenebilirliğini artırmaktadır.Master Thesis Kat Planı Oluşturmak İçin İnsan Odaklı Yapay Zeka: Tek Katlı Ev Tasarımında Gan'lar ile Rl'nin Kombinasyonu(2025) Güldilek, Mertcan; İlal, Mustafa Emre; Ekici, BerkBu tez, Generative Adversarial Networks ile Reinforcement Learning'i entegre ederek mimari kat planı oluşturmaya yönelik yeni bir insan merkezli yaklaşımı araştırmaktadır. Son zamanlarda derin öğrenme alanındaki gelişmeler, görsel olarak gerçekçi düzenler oluşturmada başarılı olsa da, genellikle kullanıcıya özgü ihtiyaçlara ve mimari mantığa uyum sağlayamamaktadır. Bu sorunu çözmek için, araştırma, otomatik oluşturma ile kullanıcı katılımlı özelleştirme arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlayan, tek katlı ev tasarımlarına özel bir hibrit GAN-RL çerçevesi geliştirmektedir. İlk olarak, House-GAN++ ve geliştirilmiş Dropout-GAN modeli RPLAN veri seti kullanılarak eğitilmiş ve performans Fréchet Inception Distance ve Graph Edit Distance ile değerlendirilmiştir. Tasarım kontrolünü ve tercih duyarlılığını güçlendirmek için, uzamsal tutarlılık, bitişiklik, koridor minimizasyonu ve bağlantısallığı ele alan modüler bir ödül fonksiyonu kütüphanesi tarafından yönlendirilen PPO tabanlı bir pekiştirme öğrenme mekanizması getirilmiştir. Mimarlar ve öğrencilerin katıldığı altı yapılandırılmış atölye çalışması, iki kılavuzlu üretim modunun geliştirilmesini şekillendiren kullanıcı geri bildirimi sağladı: uzamsal boyutlara göre ve metrekare gereksinimlerine göre. Hibrit sistem, üç pratik senaryo altında test edildi - Mere Generation, Objective Optimization ve Human-in-the-Loop Generation - ve modelin hesaplamalı yaratıcılık ile kullanıcı kontrolü arasında denge kurma esnekliğini gösterdi. Sonuçlar, RL ile geliştirilmiş modelin, temel GAN'lara kıyasla tasarım kararlılığını, mimari gerçekçiliği ve kullanıcı hedefleriyle uyumu önemli ölçüde iyileştirdiğini gösterdi. Yapısal doğruluk ve erken aşama RL yakınsaması konusunda zorluklar devam etse de, önerilen yaklaşım akıllı, uyarlanabilir ve işbirliğine dayalı AI destekli tasarım sistemlerine doğru atılmış bir adımdır.Master Thesis Soylulaştırmanın Evrimi: Yerel Bir Olgudan Küresel Bir Kentsel Stratejiye(2025) Köroğlu, Sinem Nermin Karakundak; Erten, ErdemBu tez, soylulaştırma kavramının mimarlık ve planlama söylemi içindeki evrilen kavramsallaştırmasını ve bu kavramsal çerçevenin Türkiye'deki soylulaştırma çalışmalarında nasıl tanımlandığını, uyarlandığını ve işlevsel hâle geldiğini incelemektedir. Soylulaştırma, ilk olarak 1960'larda Londra'da yerel bir kentsel olgu olarak ortaya çıkmış olsa da, zamanla disiplinler ve coğrafyalar arasında çok boyutlu ve tartışmalı bir kavrama dönüşerek önemli bir kuramsal genişleme kazanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, bu dönüşümü anlamak, kavramın Türkiye'ye nasıl aktarıldığını incelemek ve farklı yapısal ve siyasal koşullar altında nasıl yeniden yorumlandığını eleştirel biçimde değerlendirmektir. Nitel, yoruma dayalı ve metin merkezli bir yöntem benimseyen araştırma, soylulaştırma üzerine kapsamlı bir literatür analizi gerçekleştirmekte; bu analizde özellikle Türk akademik yazınına kısmi bir odak sunulmaktadır. Kavramın anlamındaki değişim — aşağıdan yukarıya ve sınıfa dayalı bir kentsel dönüşüm sürecinden, yukarıdan aşağıya uygulanan, politika odaklı yeniden geliştirme süreçlerine yönelmesi — araştırmanın merkezinde yer almaktadır. Türkiye bağlamında soylulaştırma kavramının dönüşümünde mimari müdahalelerin, neoliberal yönetişim biçimlerinin ve söylemsel stratejilerin rolüne özel bir önem verilmektedir. Bulgular, soylulaştırmanın sabit ya da evrensel olarak uygulanabilir bir kuramsal çerçeveyle açıklanamayacağını, süreçlerinin bağlamsal olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Türkiye'de, son yirmi yılda bir kalkınma stratejisi olarak soylulaştırma; yasal reformlar, politika araçları ve devlet-sermaye ittifakları yoluyla giderek kurumsallaşmıştır. Bu çerçevede tez, soylulaştırmanın yalnızca mekânsal ya da toplumsal bir sonuç olarak ele alınamayacağını, aksine değişen kavramsal çerçeveler aracılığıyla inşa edilen ve devlet gücü ile küresel sermayenin eşgüdümlü işleyişi sayesinde mümkün kılınan siyasal olarak yapılandırılmış bir süreç olduğunu ileri sürmektedir.Master Thesis Terkedilmiş Kırsal Madencilik Mirası Alanlarının Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi: Karaburun Kalecik (Manastır) Cıva Madeni Örneği(2025) Yılmazer, Aslıhan; Yüceer, HülyaBu tez, Türkiye'nin Karaburun Yarımadası'nda yer alan, terk edilmiş bir madencilik sahası olan Kalecik Cıva Madeni'nin korunması ve uyarlanabilir yeniden kullanım potansiyelini incelemektedir. Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde önemli bir cıva üretim merkezi olan maden, 1970'lerden beri atıl durumdadır ve kültürel miras varlığı olarak tanınmamaktadır. Bu çalışma, alana atfedilen tarihsel, mimari ve sosyo-ekonomik değerleri ortaya çıkarmayı, mevcut fiziksel durumunu belirlemeyi ve korunması için karşılaşılan zorluklar ile fırsatları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Arazi dokümantasyonu, arşiv araştırmaları ve endüstri ile madencilik mirası üzerine kuramsal literatürden yararlanan araştırma, Kalecik Cıva Madeni'nin kırsal canlanmaya ve sürdürülebilir kalkınmaya önemli ölçüde katkı potansiyeli taşıdığını ortaya koymaktadır. Ancak, alanın coğrafi erişilemezliği, bozulma durumu ve Türkiye'deki maden sahalarının korunmasına yönelik çabaların yetersizliği, ciddi zorluklar teşkil etmektedir. Tez, alanın korunmasına yönelik stratejiler olarak, jeo-turizm rotasına entegrasyon gibi uygun uyarlanabilir yeniden kullanım işlevlerinin atanmasını önererek, hem mirasın korunmasını hem de yerel topluluk için sosyo-ekonomik faydaların sağlanmasını hedeflemektedir. Çalışma, kırsal madencilik mirasının yeterince değer görmemesi sorununu daha geniş bir çerçevede ele almakta ve ihmal edilmiş endüstriyel peyzajları da kapsayan daha kapsayıcı bir koruma çerçevesi savunmaktadır. Kalecik Cıva Madeni'ni gündeme getirerek, bu araştırma kırsal ve endüstriyel mirasın korunmasının önemi üzerine gelişen söyleme katkı sunmakta; değer temelli yaklaşımlar ve uyarlanabilir yeniden kullanımın, kültürel hafızanın ve bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliğindeki rolünü vurgulamaktadır.Master Thesis Pergamondaki Gymnasium'un Doğu Hamamının Taş Duvarlarındaki Bozulma Problemlerinin Değerlendirilmesi(2025) Aksoy, Yağmur; Sağın, Elif UğurluAntik yapılar, bütünlüklerini tehdit eden sürekli bozunma süreçleriyle karşı karşıyadır; bu gerçek koruma kararlarında mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışma, Pergamon Gymnasiumu'nun Doğu Hamamı'ndaki andezit taş duvarlarda görülen bozulmaları mirasın korunumu perspektifiyle inceler. Uzun süreli atmosferik etkilenime açık yerüstü bölümler, yeraltındaki kalıntılardan farklı bozulma örüntüleri sergiler. Başlıca mekanizmalar tuz kristalleşmesi, don-çözülme döngüleri ve biyolojik kolonizasyondur; nem ve ısıl gerilmeler zamanla yapısal dayanımı zayıflatır. Saha çalışmalarında çatlaklar, yüzey erozyonu, biyolojik gelişim ve malzeme kaybı gibi bozulma biçimleri kaydedilmiş; bunlar Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün (DAI) yüzyılı aşkın arşiv görselleriyle ilişkilendirilmiştir. Bozulmanın mekânsal ve zamansal örüntülerini nicel olarak ortaya koymak için ICOMOS-ISCS standartları ile CBS (GIS) ve fotogrametri gibi sayısal haritalama yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular, özellikle nem tutulumunun tuz kaynaklı hasarı hızlandırdığı apsis yüzeylerinde ayrılma ve renk değişiminin baskın olduğunu gösterir. Mikroiklim koşullarına açık kuzeybatı duvarlarındaki kesme taşlarda malzeme kaybı belirgindir; gölgeli güneydoğu cephelerinde ise biyolojik kolonizasyon yoğunlaşır. Oda 9 (Frigidarium) ve Oda 7 (Tepidarium), nem sızması ve tuz taşınımıyla ilişkili en yüksek bozulma yoğunluklarına sahip yüksek riskli alanlar olarak tanımlanmıştır. Sonuç olarak, Doğu Hamamı'ndaki bozulma çevresel etkenler, malzeme özellikleri ve mimari kurgunun bileşik etkisiyle şekillenmektedir. Tarihsel görsellerin çağdaş dijital tanılama ile bütünleştirilmesi, arkeolojik alanlarda taş bozunmasını uzun erimde izlemek için yinelenebilir bir çerçeve sunar.Master Thesis Kırsal Yapılı Mirasın Korunmasında Toplum Katılımı: Düzce Köyü'nden Çıkarımlar(2025) Ören, Berna Bahar; Yüceer, Hülya; Uştuk, OzanBu çalışma, kırsal yapılı kültürel mirasın korunmasında toplum katılımının rolünü incelemekte ve Seferihisar'ın Düzce Köyü'nü örnek alan olarak ele almaktadır. Köy, geleneksel mimari ve arkeolojik kalıntılar gibi önemli kültürel değerlere sahiptir; ancak kentsel yayılma, çevresel riskler ve kurumsal destek yetersizliği gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Geçmişte yürütülen yukarıdan aşağıya koruma girişimleri, çoğunlukla yerel halkı sürecin dışında bırakmış; bu da sınırlı başarı ve toplumsal ihtiyaçlarla uyumsuz politikalarla sonuçlanmıştır. Bu sorunlara yanıt olarak, araştırma kırsal mirasın korunmasında yerel katılımı merkeze alan stratejiler önermektedir. Çalışmada, literatür taraması, vaka karşılaştırmaları, alan gözlemleri, mimari belgeler ve 48 köy sakiniyle yapılan görüşmeleri içeren karma yöntemli bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu yöntem, mirasın yalnızca fiziksel özelliklerini değil, aynı zamanda ona anlam kazandıran kültürel değerleri ve günlük yaşamdaki uygulamaları da anlamaya olanak tanımaktadır. Araştırma bulguları, toplulukların sürece aktif olarak katıldığında koruma çalışmalarının daha kapsayıcı ve yerel ihtiyaçlara daha uygun hale geldiğini göstermektedir. Mirasın yalnızca korunması gereken bir varlık olarak değil, yerel kimliği güçlendiren, kültürel turizmi destekleyen ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan bir araç olarak görülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yerel halkın sürece dahil edilmesi, korumanın günlük yaşamın bir parçası haline gelmesini sağlamakta ve kalıcılığını artırmaktadır. Bu çalışma, katılımcı modellerin yerel koşullara daha etkili biçimde yanıt verebildiğini, toplulukları güçlendirdiğini ve uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklediğini ortaya koyarak miras yönetimine ilişkin güncel tartışmalara katkı sunmaktadır.Master Thesis Şehirden Kıyıya: İzmirdeniz Projesi'nin Eleştirel Bir Analizi, Bostanlı Örneği(2025) Çelik, Merya Buse; Kılınç, Kıvançİzmirdeniz projesi, İzmirlilerin deniz ile olan ilişkisini güçlendirmeyi hedefleyen bir kentsel kıyı tasarım projesidir. Proje, Mavişehir ile İnciraltı Kent Ormanları arasında kalan kıyı şeridinde bulunan dolgu alanlarının yeniden tasarlanmasını içerir. Ayrıca, İzmirlilerin denizle gündelik yaşamlarında kurdukları bağlantıyı güçlendirerek, yaşam kalitelerini artırmayı ve 'düşük gerilimli' yaşam biçimlerinin tahrip edilmesini önlemeyi hedefler. Bu amaçla, projede üç tasarım yaklaşımı benimsenmiştir: Bunlardan ilki, körfezin kent için bir 'gösteri mekanı' olarak tasarlanmasıdır; ikinci yaklaşım, Mavişehir ile İnciraltı arasında bulunan 40 km'lik bir dolgu alan olan kıyı şeridinin yeniden tasarlanmasıdır; üçüncü tasarım yaklaşımı ise, kentin yamaçlarında yaşayan kentlilerin, gündelik hayat içinde sahile ulaşamaması nedeniyle, bu alanlarda kent terasları ya da balkonların tasarımıdır. Bu çalışmada, İzmirdeniz Projesinin, kentle kıyı alanları arasındaki ilişkiyi güçlendirmek amacıyla rekreasyon alanlarından oluşan ve süreklilik arz eden bir ağ oluşturma amacına ulaşıp ulaşmadığı değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra projenin, Bostanlı'ya komşu olan sekiz mahalledeki daha küçük parklarla olan ilişkisine odaklanılmakta ve kıyıya dik olarak tasarlanan, fakat uygulanmayan yeşil koridorlardan bir tanesinin izinden yürünerek projenin mahalle sakinlerine rahat bir erişim imkânı sağlayıp sağlamadığı araştırılmaktadır. Benzer nitelikteki uluslararası ve ulusal örnekleri inceleyen, alan çalışması, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve kapsamlı bir literatür araştırmasına dayanan bu çalışmada, İzmirdeniz Projesi'nin kentlilerin rekreasyonel, boş zaman ve sosyalleşme ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmesi için uygulamaların kıyı bölgesiyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda yakındaki mahallelerle yeşil bir ağ yoluyla bağlanması gerektiği savunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: İzmirdeniz projesi, Aktör-Ağ Kuramı (AAK), Kamusal Kıyı Alanları, Kıyı Parkları, Yeşil KoridorlarMaster Thesis Bina Çatılarında Bir Boyutlu Zamana Bağlı Isı Transferinin Türkiye'nin Farklı İklim Koşulları için İncelenmesi(2025) Büyükyazıcı, Muhammed Samed; Başaran, TahsinBu tez çalışması, farklı iklim bölgelerinde yer alan konut çatılarında zamana bağlı bir boyutlu ısı iletimini analiz ederek, çatı tipinin, eğim açısının, yönlenmenin ve yalıtım düzeyinin ısı geçişine etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında; Türkiye'de farklı iklimsel özellikleri olan altı şehir, iki betonarme çatı tipi, iki eğim açısı, dört ana yön ve dört farklı yalıtım senaryosu dikkate alınmıştır. Çatı sistemlerindeki yalıtım katmanları, TS825 standardının öngördüğü U-value gereksinimlerini sağlayacak şekilde tanımlanmıştır. Dış hava sıcaklığı, güneş ışınımı ve etkin gökyüzü sıcaklığı zamana bağlı dış ortam koşulları olarak tanımlanırken iç ortam sıcaklığı ise sabit kabul edilmiştir. Bir boyutlu ısı transferi problemi, implicit sonlu farklar temelli bir sayısal yöntemle çözülmüştür. Ocak ve temmuz aylarının ortalamasını yansıtan 24 saatlik periyotlar incelenerek mevsimsel karşılaştırmalar yapılmıştır. Bulgular, yalıtım seviyesi arttıkça hem kış aylarında ısı kayıplarının hem de yaz aylarında ısı kazançlarının belirgin şekilde azaldığını göstermektedir. Yüksek yalıtımlı senaryoda q değerleri yalıtımsız duruma göre 88–92% oranında azalmış, iç mekânda daha kararlı bir sıcaklık dağılımı sağlanmıştır. Yönelime bağlı farklar 4–10 Wh/m²·gün seviyesine kadar düşmüş, mevcut TS825 standardı eski standarda göre 4–10% iyileşme sunmuştur. Doğu ve batı yönlenmeli eğimli çatılar; güneyle benzer değerler gösterirken, kuzey yönündeki 30° eğimli çatı ise diğer üç yönden yaklaşık 6-46% oranında ayrışmaktadır. Bu durum yönelime bağlı optimizasyon stratejilerinin önemini ortaya koymaktadır. Çalışma, iklimsel, yapısal ve yönelime bağlı parametrelerin birlikte değerlendirilmesinin enerji etkin çatı tasarımı açısından kritik olduğunu göstermektedir.
