Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Bentonit Kullanılarak Sirke Durultma Prosesi Üzerine Araştırmalar
    (2025) Göktaş, İge Su; Harsa, Hayriye Şebnem
    Endüstriyel boyutta üretimi gerçekleşen sirke örneklerine (elma) bentonit ile berraklaştırma işlemi beş farklı dozda (C1: düşük, C2: düşük-orta, C3: orta, C4: yüksek ve C5: çok yüksek) bentonit ile uygulanmıştır. Berraklaştırma işlemi sonrasında nihai üründe, pH, renk, bulanıklık, protein ve fenolik madde analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, bentonit ile berraklaştırma işlemi sirke için etkili bir yöntem olduğunu göstermiştir. Orta-yüksek, yüksek ve çok-yüksek bentonit uygulamalarında sirkede en düşük bulanıklık değerleri elde edilmiştir. Protein değerlerindeki en düşük değer ise C4 ve C5 gruplarında yani yüksek ve çok yüksek gruplarda rapor edildi. Bu bulgular sirkedeki askıda katı maddelerin bentonit tarafından adsorbe edilerek, bulanıklığın giderilebileceğini göstermektedir. Ayrıca C4 ve C5 miktarlı bentonit uygulamalarında bile bulanıklık gideriminin sınırlı olduğu ve dalgalanmaların mevcut olabileceği gözlemlenmiştir.
  • Master Thesis
    Lazer ve İğneli Mikro-perforasyon Ön İşlemlerinin Kavacık Üzümünün Kurutma Süresine ve Bazı Kalite Özelliklerine Etkisinin Araştırılması
    (2025) Köroğlu, Ebru; Ünlütürk, Sevcan
    Tez kapsamında, coğrafi işaretli ve iri taneli bir çeşit olan Kavacık üzümlerine (Vitis vinifera L. cv. Alphonse Lavallée), lazer ve iğne mikro-perforasyon ön işlemleri kullanılarak kurutma yoluyla değer katılması amaçlanmıştır. Çalışmada, kurutma performansı ve biyoaktif bileşikler ile kalite özellikleri üzerindeki etkiler incelenmiştir. Kabin kurutucu (statik yöntem) ve hızlı kurutma için bir Airfryer (konvektif yöntem) kullanılmıştır. Üzümlere alkali bandırma, iğne ve lazer mikro-perforasyon ön işlemlerine uygulanmış ve 60, 70 ve 80°C'de kurutulmuştur. Kurutma davranışı, rehidrasyon oranı, fiziksel özellikler, toplam biyoaktif içerik, hidroksimetilfurfural (HMF) seviyeleri ve enerji tüketimi analiz edilmiştir. İğne veya lazer mikro-perforasyon ile uygulanan üzümler ile alkali çözeltiye bandırılan üzümler arasında fiziksel özelliklerde veya toplam fenolik, antioksidan ve antosiyanin içeriklerinde anlamlı bir fark gözlenmemiştir (P > 0,05). Kurutma davranışı ve enerji sonuçları, iğne mikro-perforasyon işleminin alkali bandırma kadar etkili olduğunu, lazer işleminin ise optimizasyon gerektirdiğini göstermiştir. Ayrıca, tüm ön işlemler dondurarak kurutmadan önce uygulanmış ve karşılaştırılmıştır. İğne mikro-perforasyon ve alkali bandırma, antioksidan kapasitesini önemli ölçüde etkilememiş, ancak lazer mikro-perforasyon işlemi toplam fenolik ve antosiyanin içeriğini daha iyi korumuştur. Sonuç olarak, iğne ve lazer mikro-perforasyon ön işlemleri, Kavacık üzümü gibi iri taneli meyvelerin kurutulmasında kimyasal alkali çözelti bandırmaya göre etkili fiziksel alternatifler olup, benzer kalite ve kimyasal içermeyen işleme potansiyeli sunmaktadır. Anahtar kelimeler: Kavacık üzümü, Kurutma, Ön işlem, Mikro-perforasyon
  • Master Thesis
    Yeşil Mikroalgden Biyo-plastik Üretimi için Miksotrofik Kültivasyonda Şilempe Potansiyelinin Değerlendirilmesi
    (2025) Doğan, Buse; Uzuner, Sibel; Übeyitoğulları, Ali
    Biyoplastik pazarını genişletmek ve biyolojik olarak parçalanabilir plastiklerin üretimini artırmak için yeni sürdürülebilir biyoplastikler geliştirme ve bu ürünleri yenilikçi üretim yöntemleriyle pazara sunma ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada, gıda ve çevre güvenliği açısından risk oluşturmayan, maliyet açısından rekabetçi, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak olan mikroalglerden (Chlorella vulgaris) biyolojik olarak parçalanabilir takviyeli kompozit biyofilm üretilmiş ve test edilmiştir. Ultrasonikasyon uygulamasının polisakkarit ekstraksiyonuna etkisi araştırılmış ve maleik anhidrit aşılanmış polibütilen süksinat (PBS-MAH) ile modifiye edilmiş polisakkarit açısından zengin biyokütlenin kompozit biyofilm üretimine etkileri de incelenmiştir. En yüksek optik yoğunluk değeri (2.98), 11 günlük yetiştirme periyodu boyunca %0.2 şilempe konsantrasyonu, 102.86 µmol m-2s-1 ışık şiddeti ve 16:8 ışık:karanlık fotoperiyodu altında elde edilmiştir. Ekzopolisakkaritlerin (EP'ler) ultrasonik ekstraksiyonu için optimum koşullar %12,09 Chlorella biyokütle-su oranı, 50°C sıcaklık ve 45 dakikalık ön işlem süresi olarak belirlenmiş ve %1,33 EP verimi elde edilmiştir. Kompozit film üretimi için beş farklı formülasyon seçilmiş ve karşılaştırma için iki alg örneği (ticari Chlorella ve Chlorella vulgaris) kullanılmıştır. Kompozit filmler biyokütlelerin PBS-MAH ile karıştırılmasıyla hazırlanmıştır. Maksimum uzama değeri (%4,8) C. vulgaris ve %5 PBS-MAH kullanılarak yapılan filmde gözlenirken, maksimum çekme dayanımı (4,8 kPa) C. vulgaris ve %10 PBS-MAH kullanılarak yapılan filmde gözlenmiştir. C. vulgaris filmleri daha homojen ve daha az gözenekli bir morfolojiye sahipti. Ultrasonik ön işlemle biyokütlenin parçalanmasının, mikroalglerin polimerle bağlanmasını iyileştirebileceği ve homojenliğini artırabileceği gözlemlenmiştir.
  • Master Thesis
    Korunga Tohumundan Elde Edilen Protein ve Peptidlerin Hücresel Toksisite, Bağışıklık ve Bağırsak Geçirgenliği Üzerindeki Etkileri
    (2025) Güngör, Sevde Nur; Güleç, Şükrü; Büyükkileci, Ali Oğuz
    Bitkisel protein kaynaklarının fonksiyonel özellikleri, beslenme bilimi ve sürdürülebilir gıda sistemleri açısından önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu çalışmada, korunga (Onobrychis viciifolia L.) tohumundan elde edilen protein izolatının (SSPI), insan sağlığına yönelik güvenlik profili ve bağırsak bariyer fonksiyonu üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. SSPI'nin sitotoksik etkisi, Caco-2 ve IEC-6 hücre hatlarında MTT yöntemiyle analiz edilmiştir. Alerjenite değerlendirmesi ise makrofaj hücre hattı (RAW 264.7) üzerinden gerçekleştirilmiş; TNF-α ve IL-6 salınımı ölçülerek immün yanıt potansiyeli belirlenmiştir. Bulgular, SSPI'nin her iki formunun da toksik veya alerjenik risk oluşturmadığını göstermiştir. Bağırsak geçirgenliği üzerine etkileri değerlendirmek amacıyla, diferansiye olmuş Caco-2 hücreleri kullanılarak transepitel bir hücre kültürü sistemi oluşturulmuştur. LPS ve sitokin kokteyli ile geçirgenlik bozulmuş, ardından sindirilmiş SSPI uygulamaları yapılmıştır. TEER ölçümleri ve sıkı bağlantı genlerinin (Occludin, ZO-1, Claudin-1) ekspresyon analizleri, SSPI'nin bariyer fonksiyonunu destekleyici yönde etkiler sağladığını ortaya koymuştur. Bu çalışma, SSPI'nin biyolojik güvenliğini ve bağırsak sağlığı açısından taşıdığı fonksiyonel potansiyeli göstererek, onu gelecekte fonksiyonel gıdalarda değerlendirmeye yönelik bilimsel bir temel sunmaktadır. Elde edilen veriler, SSPI'nin sindirim sonrası da etkili olabildiğini ve bozulmuş bağırsak geçirgenliği gibi inflamatuar durumlara karşı epitel bariyeri güçlendirebildiğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda, SSPI yalnızca bir alternatif protein kaynağı değil, aynı zamanda bağırsak bütünlüğünü destekleyici biyoaktif bir bileşen olarak da değerlendirilme potansiyeline sahiptir. Ayrıca, bu çalışma, korunga gibi alternatif bitkisel kaynakların insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olarak literatürde önemli bir boşluğu doldurmakta ve SSPI'nin nutrasötik ve fonksiyonel ürün geliştirme süreçlerinde dikkate alınabilecek güvenli bir aday olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Revani Tatlısında Nohut Haşlama Suyunun Yumurta Yerine Kullanımı
    (2025) Barkhudarlı, Shukur; Korel, Figen
    Atık suların geri kazanımı ve yeniden kullanımı sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir konudur. Bu çalışmada, revani tatlısında yumurta yerine atık su olarak da kullanılan konserve nohut suyu (aquafaba) kullanılmış ve aquafabanın revani tatlısı örneklerindeki fiziksel, kimyasal ve duyusal kalite parametreleri üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmada sadece üç yumurta içeren kontrol grubu (C), üç yumurta yerine 135 mL aquafaba kullanılan örnek (S1), bir yumurta ve 90 mL aquafaba içeren karışım örneği (S2) ve iki yumurta ve 45 mL aquafaba kullanılan örnek (S3) olmak üzere dört farklı örnek hazırlanmıştır. Pişmiş revani tatlısı örneklerinde ağırlık kaybı ve kabarma yüksekliği açısından en düşük kayıp (13,78%) ve en yüksek kabarma (33,33 mm) değerleri S3'te gözlemlenirken, S1'in en yüksek ağırlık kaybı (%18,97) ve en az kabarma (23,00 mm) verdiği belirlendi. Duyusal analizler sonucunda panelistlerin en yüksek puanı S3 örneğine verdiği; özellikle renk ve genel kabuledilebilirlik puanlarının kontrol ve S3 arasında benzer olduğu tespit edilmiştir. Kimyasal bileşim analizlerinde, S3 nem içeriği açısından kontrol örneğine yakın değerler verirken, protein ve yağ içeriğinin aquafaba kullanımına bağlı olarak azaldığı gözlemlenmiştir. Bulgular, aquafabanın revani formülasyonlarında yumurta alternatifi olarak kullanılabileceğini; optimum tekstür, hacim ve duyusal özellikler için ideal oranın iki yumurta ve 45 mL aquafaba (S3) olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Application of fourier transform infrared spectroscopy and molecular techniques in the in vitro study of iron deficiency anemia
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Dalyan, Eda; Güleç, Şükrü
    Bu tez özelinde ele alınacak olan hastalık modeli olan demir eksikliği anemisinin (Iron Deficiency Anemia (IDA)) sebep olduğu fizyolojik değişimleri ve moleküler düzeydeki mekanizmaları anlamak, bu noktada öncü bilgiler elde etmek ve tedavi sonuçlarının tahmin edilmesi için uygun maliyetli ve pratik olan vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılmıştır. İleriki çalışmalarda anemiye yönelik tasarlanan fonksiyonel gıda & ilaç ürünlerinin anemi üzerindeki etkilerinin veya bu ürünlerin farklı parametlerinin hızlı, pratik ve uygun maliyetli bir şekilde analiz edilmesinde kullanılmak üzere, IDA üzerinde iyileştirici etkisi bilinen ve takviye olarak kullanımı yaygın olan demir formlarıyla tedavi edilen hücrelerden elde edilen spektroskopik veriler kullanılarak bir model oluşturulmuştur. Oluşturulan modelin ileriki çalışmalardaki kullanımını test etmek amacıyla geliştirilen demirin serbest formunu azaltan ve biyoyararlanımını artıran fonksiyonel bir gıda bileşeni olarak işlev görmesi amaçlanan protein-demir kompleksleri vibrasyonel spektroskopi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler oluşturulan modele entegre edilerek protein-demir kompleksinin terapötik etkisi vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılarak gösterilmiştir. Vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılarak gösterilen terapötik etkiler, moleküler ve genetik metotlar kullanılarak elde edilen sonuçlarla doğrulanmıştır.
  • Master Thesis
    Development of Pectin-Wax Composite Edible Films With High Moisture Barrier Properties
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Yemenicioğlu, Ahmet; Çakıtlı, Gamze; Yemenicioğlu, Ahmet
    Bu tez çalışmasında literatürde ilk kez turunçgil pektininin aynı anda hem su buharı geçirgenliği (WVP) düşük, hem de antimikrobiyel etki gösteren çift fonksiyonlu filmlerinin üretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ulaşmak için pektinin mumlarla sıcak homojenizasyon yöntemiyle emülsifikasyon yöntemi kullanılarak karvakrol içeren kompozit filmleri üretilmiştir. Pektinin %15 gliserol ve %40 balmumu içeren kompozit filmleri CaCl2'le çapraz bağlandıktan sonra elde edilen en düşük WVP değeri 1.58 g.mm/m2.gün.kPa olarak belirlenmiştir (kontrol pektin filme göre %54 daha düşük WVP). Buna karşın pektinin %15 gliserol ve %30 karnauba mumu kullanılarak elde edilmiş filmleri çapraz bağlama uygulanmadan 0.16 g.mm/m2.gün.kPa gibi çok düşük bir WVP değeri göstermiştir (kontrol pektin filme göre %95.4 daha düşük WVP). Elde edilen bu sonuç karnauba mumu gibi erime noktası yüksek (e.n.=82-86 oC) mum kullanımının erime noktası düşük (e.n.= 62-66 oC) bal mumu kullanımına göre WVP değerini daha etkili düşürdüğünü göstermiştir. Dolayısıyla antimikrobiyal film üretimi amacıyla karnauba mumu içeren pektin film kompozitleri içerisine %1, 2 veya 3 oranında karvakrol ilave edilmiştir. Elde edilen karvakrol içeren tüm filmler Escherichia coli ve Listeria innocua üzerinde esansiyel yağ konsantrasyonuyla orantılı olarak antimikrobiyal etki göstermiştir. Ancak, filmlerin WVP değerleri de ilave edilen esansiyel yağ konsantrasyonu arttıkça artmıştır. Bu nedenle tezde elde edilmiş olan en düşük WVP (1.47 g.mm/m2.gün.kPa) gösteren antimikrobiyal film %1 oranında karvakrol içeren olmuştur (kontrol pektin filme göre %57 daha düşük WVP). Filmlere karnauba mumu ilavesi ışık geçirgenliklerini azaltırken mekaniki özelliklerini de kısmen zayıflatmaktadır. Bu tez çalışması gıdalarda daha az nem kaybına neden olabilecek antimikrobiyel pektin temelli film üretiminin mümkün olduğunu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Development of Probiotic Bar With Microencapsulated Probiotics
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) İriçağıl, Zelihan; Harsa, Hayriye Şebnem; Baysal, Ayşe Handan
    Bu çalışma, Saccharomyces boulardii CNCM-I745 ve Alkalihalobacillus clausii (N/R, O/C, SIN, T) gibi probiyotikleri mikroenkapsüle ederek, bu yararlı mikroorganizmaların stabilitesini ve canlılığını artırmayı amaçlayan bir probiyotik barın geliştirilmesini incelemektedir. Mikroenkapsülasyon, probiyotikleri koruyucu bir matris sağlayan lupin protein izolatı-ksantan gam-trehaloz kompleksi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Mikroenkapsüle edilmiş probiyotikler, glutensiz yulaf, hurma, fıstık ezmesi, kuru incir, ceviz, keten tohumu, tarçın ve tuz içeren bir bar formülasyonuna eklenmiştir. Nem içeriği, su aktivitesi, doku ve renk ölçümleri gibi fizikokimyasal analizler, barların kalitesini değerlendirmek için yapılmıştır. Ayrıca, probiyotiklerin canlılığını izlemek amacıyla 4°C'de 90 günlük bir depolama çalışması yürütülmüştür. Sonuçlar, mikroenkapsülasyonun probiyotiklerin stabilitesini ve hayatta kalma oranını önemli ölçüde artırdığını, canlı sayılarının depolama süresi boyunca 106 CFU/g üzerinde kaldığını ve Türk Gıda Kodeksi standartlarını karşıladığını göstermiştir. Özellikle, mikroenkapsüle edilmiş probiyotikler 90 günlük depolama süresince 1 log CFU/g'den az bir azalma gösterirken, serbest probiyotikler 3 log CFU/g'den fazla bir azalma göstermiştir. Çalışma ayrıca, probiyotiklerin in vitro gastrointestinal hayatta kalma oranlarını incelemiş ve mikroenkapsüle edilmiş probiyotiklerin simüle edilmiş mide ve bağırsak koşullarına karşı üstün direnç gösterdiğini ortaya koymuştur. Mikroenkapsülasyon süreci, depolama ve sindirim sırasında karşılaşılan zorlu çevresel faktörlerden koruyarak probiyotiklerin canlılığının korunmasını iyileştirmiştir. Bu araştırma, mikroenkapsülasyon tekniklerinin fonksiyonel gıdaların geliştirilmesindeki potansiyelini vurgulamakta ve yenilikçi, süt içermeyen probiyotik ürünler yaratma konusunda gıda endüstrisine değerli bilgiler sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Anti-Microbial Properties and Biochemical Characterization of Maillard Reaction Products From Legume Protein Hydrolysates and D-Glucose
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Gündoğan, Bengihan; Ceylan, Çağatay; Baysal, Ayşe Handan
    Bu tez, çeşitli termal koşullarda (175°C ila 275°C) D-glukoz ile reaksiyona sokulan nohut, bakla, adi fasulye ve soya fasulyesi protein hidrolizatlarından elde edilen Maillard Reaksiyon Ürünlerinin (MRP'ler) antimikrobiyal özelliklerini ve biyokimyasal karakterizasyonunu araştırmaktadır. Çalışmada bu MRP'lerin Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Lactococcus lactis, Candida albicans, Saccharomyces var. boulardii ve Saccharomyces cerevisiae'ye karşı antimikrobiyal aktivitesi değerlendirilmiştir. Sonuçlar nohut MRP'lerinin en yüksek antimikrobiyal aktiviteyi sergilediğini, bunu bakla MRP'lerinin izlediğini, bakteri ve maya sayılarında önemli azalmalar olduğunu göstermiştir; antimikrobiyal etkinlik işleme sıcaklığına göre değişiklik göstermiş ve belirli koşullarda optimum aktiviteye işaret etmiştir. UV-Vis spektroskopisi, FTIR, HPLC ve NMR analizleri kullanılarak yapılan biyokimyasal karakterizasyon, melanoidin içeriğinde ve yapısal özelliklerinde baklagil kaynağına ve ısıl işleme bağlı olarak farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Kolorimetrik analiz ve esmerleşme indeksi tayini, daha yüksek sıcaklıkların daha koyu MRP'lere yol açtığını ve esmerleşme indekslerinin arttığını göstermiştir. Bu bulgular, baklagil bazlı MRP'lerin gıda muhafazasında doğal antimikrobiyal ajanlar olarak potansiyele sahip olduğunu ve gelişmiş sağlık yararları ve güvenliği ile yeni gıda ürünlerinin geliştirilmesine katkıda bulunduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Development of Aronia Based Vegan Nutritional Supplementation
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Oruç, Yaren Tuğba; Harsa, Hayriye Şebnem
    Fonksiyonel gıdalar, özellikle Kovid-19 salgını sonrasında değişen yaşam standartlarıyla birlikte küresel tüketici kitlesi ve gıda sektörü için büyük önem kazanmıştır. Aronia melanocarpa, biyoaktif madde içeriği yüksek, antioksidan içeriği ve zengin besin değeri olan, tüm dünyada yaygınlaşan ve bununla birlikte Türkiye'de de giderek yaygınlaşma hızını artıran bir meyvedir. Gerçekleştirilen çalışmada Aronia melanocarpa'nın süper meyve olarak seçilmesi nedenlerinden olan bu zengin ve faydalı içerik ile insanlığın uğraşmak zorunda kaldığı büyük ve ciddi sorunlara etkili olabilecek bir fonksiyonel gıda ürünü tasarlamak amaçlanmıştır. Hazırlanan ürünlerin fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik, raf ömrü ve duyusal özellikleri analiz edilmiş ve bunun yanında Aronya smoothie ürünü in vitro sindirim ve ADE engelleyici aktivite açılarından da incelenmiştir. Bu fonksiyonel ürünün kırmızı mercimekten ekstrakte edilen protein tozu ile protein seviyesi artırılmış ve Aronya toz karışım ürünü için %23,7, Aronya smoothie ürünü için ise %3,74 protein içeriği elde edilmiştir. Aronya smoothie ürününe uygulanan in vitro sindirim sonrası ürünün fenolik ve antioksidan özelliklerinde artış gözlenmiştir. Aronya smoothie ürününün dünya genelinde uğraşılan ciddi kronik sağlık sorunlarından olan hipertansiyon ve kalp hastalıkları üzerinde olumlu etkisi bulunan mekanizma ADE engelleyici aktivitesi %22 olarak tespit edilmiştir. Duyusal analiz sonucunda Aronya smoothie ürününün genel kabul edilebilirlik puanı 3,65 elde edilmiştir.